Türkiye`nin Kredi notunu değiştirir mi
Eklenme Tarihi : 6 Mayıs 2016
Kategori : Günlük Analiz

Ekonomistler, Standard & Poor’s'un (S&P) bugün yapacağı Türkiye değerlendirmesinde kredi notu ve görünümünde değişiklik beklemiyor.

 

 

 

Halk Yatırım Başekonomisti Banu Kıvcı Tokalı, S&P’nin Türkiye’ye yönelik notunun üç yıldan daha fazla bir süredir aynı seviyede kalmasına ve görünüm notunun negatif olmasına karşın, bugünkü açıklamada herhangi bir değişiklik beklemediğini söyledi.

 

Mevcut kredi notunun “yatırım yapılabilir” seviyenin altında bulunduğu ve içsel güçlü dinamikler düşünüldüğünde, küresel kırılganlıklara karşın not indiriminin pek olası bir seçenek olarak ortada olmadığını ifade eden Tokalı, “Para politikası ve iç politikaya yönelik belirsizlikler, görünümün nötre çekilmesinde engel olarak beliriyor. Bu çerçevede, kuruluşun not ve görünümde değişiklik yapmamasını beklemekle birlikte, yayımlayacağı notta bu risk unsurlarına dikkat çekmesi beklenebilir. Diğer taraftan, güçlü kamu dengeleri ve büyüme görünümü dengeleyici unsurlar olarak altı çizilebilir.” diye konuştu.

 

KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARININ TEMEL ODAĞI NE?

 

Finansinvest Başekonomisti Burak Kanlı ise S&P’nin mevcut durumda zaten Türkiye’yi yatırım yapılabilir seviyenin bir kademe altında bir notta tuttuğunu belirterek, bu notun veya görünümün değişmesini beklemediğini ifade etti.

 

Düşük seyreden emtia fiyatları ve cari açık, kamu maliyesinde disiplinin korunması, reformların hükümet programında vurgulu biçimde yer almasının olumlu gelişmeler olarak ön plana çıktığına dikkati çeken Kanlı, “Diğer taraftan, jeopolitik risklerin devam ediyor olması ve buna yurt içindeki terörist saldırıların eklenmesi, turizm ve ihracat gelirlerindeki düşüş ile cari açıktaki düzelmenin yerini bozulmaya bırakabilecek olması ve enflasyonda son dönemdeki düşüşe karşın hala yüksek ve oynak seyrin devam ediyor olması da olumsuz unsurlar.” dedi.

 

Kanlı, S&P’nin bunlara vurgu yapacağını, bundan sonraki süreçte kredi derecelendirme kuruluşlarının temel odağının yapısal reformların uygulanmasındaki kararlık olacağını kaydediyor.

 

Herkesin buna odaklanması gerektiğini vurgulayan Kanlı, “Zira, demografi önümüzdeki 10 yılda bizim lehimizdeyken, uzun vadeli potansiyel büyümemizi destekleyecek reformları yapmak şart. Aksi takdirde bu gelecekte çok daha zor olacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

 

Ünlü Portföy ekonomisti Serkan Gönençler de öncelikle kredi derecelendirme kuruluşlarının açıklamalarının piyasa etkisinin son dönemde oldukça azaldığını vurguladı.

 

S&P’nin yarınk açıklamasının da önemli bir piyasa etkisi olmasını beklemediğini tahmin eden Gönençler, kurumun kasım ayındakine çok benzer bir değerlendirmede bulunabileceğini dile getirdi.

 

Gönençler, S&P’nin kasım ayında ve önceki açıklamalarında da Türkiye’nin büyüme modelinin dış finansmana, dolayısıyla büyük merkez bankalarının (FED, ECB) alacakları para politikası kararlarına bağımlılığına vurgu yapıldığını anımsattı.

 

Ayrıca para politikasının yeterli ölçüde sıkı duruşa işaret etmediğinin belirtildiğini anlatan Gönençler, şunları kaydetti:

 

“S&P, Türkiye’nin net rezerv pozisyonunun TL üzerinde oluşabilecek baskıları karşılamak konusunda yetersiz kaldığını düşünüyordu. Bununla beraber, bankacılık sisteminin güçlü sermaye yapısının riskleri bir ölçüde dengelediğini belirtmişti. Kurumun cuma günü de benzer tonda bir açıklama yapması muhtemel görünüyor. S&P kasım ayında bir ödemeler dengesi şokuna bağlı olarak büyümede bir yavaşlama ve buna bağlı olarak bütçe görünümünde bir kötüleşme olması halinde Türkiye’nin kredi notunda bir indirimi gündeme alabileceklerini açıklamıştı.

 

Öte yandan, büyüme modelinde dış finansmana bağımlılığın azaldığına dair işaretler alınması halinde görünümü durağana çekebileceğini belirtmişti. Her iki şartın da oluşmadığı görülüyor. Dolayısıyla, S&P’nin kredi notu ve görünümünde bir değişikliğe gitmesini beklemiyoruz.”

 

Destek Menkul Değerler Araştırma Müdürü Murat Tufan ise S&P’nin yarın açıklayacağı not görünüm değerlendirmesinde “BB+” olan not ve “negatif” olan görünümünde değişiklik beklemediklerini ifade etti.

 

S&P’nin geçen yıl yaptığı değerlendirmede, dış finansmana olan bağımlılığı azaltıcı reformların yapılması halinde negatif olan not görünümün durağına yükseltebileceği görüşlerini anımsatan Tufan, “O günden bu yana reform çalışmalarının başladığını söyleyebiliriz.” dedi.

 

Tufan, S&P’nin yeniden bu sürece vurgu yapabileceğini tahmin ederek, reformların önemli aşamalar alması halinde not ve görünümde değişiklikler yapılabileceğini söyledi.

 

S&P’nin daha çok Türkiye ekonomisinin dış borç finansmanına bağlı hareket etmesine yönelik eleştirilerde bulanabileceğini dile getiren Tufan, şunları kaydetti:

 

“Aynı zamanda dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu arasında yapılan görüşmeler sonucunda AK Parti’nin mayıs ayı sonunda kongre kararı alması sonrası politik risk sürecinin yükseldiğini gördük. S&P yarın yapacağı açıklamalarda yükselen politik risk sürecinin izlediğine yönelik açıklamalarda bulanabilir. Ancak bu durum not ve görünümünü etkilemeyecektir.

 

S&P güçlü yön olarak büyüyen Türkiye ekonomisine vurgu yapabilir. Türkiye ekonomisi 2015 yılında G20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen 4. ekonomi olmuştu. Öte yandan Merkez Bankası Başkanı olarak Murat Çetinkaya’nın atanmasını piyasalar olumlu karşılamış ve para politikalarının daha etkin kullanılabileceği beklentisi oluşmuştu. Bu durumda S&P’nin olumlu söylemler bulunmasında etkili olabilir.”

 

TÜRKİYE’NİN KREDİ NOTU

 

Standard & Poor’s (S&P), 6 Kasım 2015′te Türkiye’nin “BB+” olan kredi notunu ve “negatif” olan görünümünü teyit etmişti. Moody’s, 9 Nisan 2016′da Türkiye’nin “Baa3″ ile “yatırım yapılabilir” seviyedeki kredi notunu ve “negatif” not görünümünü teyit etmişti. Kuruluş, Türkiye’nin kredi notunu Mayıs 2013′te yatırım yapılabilir seviyeye çıkarmış, 2014 başında Türkiye’nin görünümünü negatife çekmişti.

 

Fitch Rating, 26 Şubat 2016′da Türkiye’nin “BBB-” ile “yatırım yapılabilir” seviyede bulunan kredi notunu ve “durağan” not görünümünü korumuş

`Türkiye Moody`s`deki notunu kaybedebilir`

 

Bank of America Merrill Lynch (BofAML) dün yayınladığı raporda, TCMB’nin güvercin duruşu, jeopolitik riskler ve anayasa değişikliği ile ilgili politik baskı nedeniyle Türkiye’de risklerin arttığını savundu.

 

Bloombeg’un haberine göre, BofAML raporunda artan risklerin Türkiye’nin Moody’s tarafından verilen yatırım yapılabilir düzeydeki notunu kaybetmesine neden olabileceği belirtilirken, Moody’s kararından bağımsız olarak piyasanın Türkiye için daha yüksek risk primi talep edeceği belirtildi.

 

BofAML’den David Hauner ve diğer analistlerin kaleme aldığı raporda, TCMB’nin gecelik borç verme faizinde 50 baz puan indirim yapmasının beklendiği belirtildi. Bu indirimle birlikte ulaşılacak gecelik borç verme faizi seviyesinin, 2013′de Fed’in parasal genişlemeyi sonlandıracağına ilişkin açıklaması öncesinde çekirdek enflasyonun 25 baz puan altına kadar indirilen rekor düşük faiz seviyesinin de altında olacağı belirtildi.

 

“Türkiye’de faiz oranında yeni bir sert dönüş riski hala yüksek” ifadeleri kullanılan raporda, yatırımcılara Türkiye’nin 2043 vadeli devlet tahvillerinden Rusyanın 2043 vadeli tahvillerine geçilmesi tavsiye edildi.

 

BofAML, Türkiye tahvillerine ilişkin olarak “ağırlığı artır” tavsiyesini korudu. TCMB’nin gecelik borç verme faizi yüzde 10 seviyesinde bulunurken, çekirdek enflasyon Nisan’da yüzde 9.41 olarak gerçekleşmişti.

 

Türkiye’nin kredi derelecendirme kuruluşu Moody’s nezdinde kredi notu yatırım yapılabilir seviyenin en düşük notu olan Baa3 seviyesinde ve kredi görünümü negatifte bulunuyor.

All material presented herein is believed to be reliable but we cannot attest to its accuracy. Opinions expressed in these reports may change without prior notice. Alper Korkmaz and/or the staffs may or may not have investments in any funds cited above as well as economic interest. Alper Korkmaz can be reached at alper@alperkorkmaz.com

Trading foreign exchange on margin carries a high level of risk, and may not be suitable for all investors. The high degree of leverage can work against you as well as for you. Before deciding to trade foreign exchange you should carefully consider your investment objectives, level of experience, and risk appetite. The possibility exists that you could sustain a loss of some or all of your initial investment and therefore you should not invest money that you cannot afford to lose. You should be aware of all the risks associated with foreign exchange trading, and seek advice from an independent financial advisor if you have any doubts. Please read full risk warning.