Fed Eylül’de faiz artırmayacak

Hazine tahvillerinde yükseliş beklentisinde olan Morgan Stanley, Fed’in Eylül ayında faiz artırımına gitmeyeceğini ve politika yapıcıların Jackson Hole’da bankanın fikrini değiştirebilecek hiçbir şey söylemediğini belirtti.

 

Hazine tahvilleri, Fed Başkan Yardımcısı Stanley Fischer’in, Jackson Hole’da Eylül ayı faiz artırımı ihtimalinin masadan kaldırılamayacağı yönündeki yorumlarını desteklememesi ardından, Salı günü düştü. Morgan Stanley, ABD hazine tahvillerinin Ekim’den bu yana görülen en kötü ayına yönelmesine rağmen yatırımcılara beş yıllık tahvil almalarını tavsiye etmeye devam ediyor.

 

Fed Başkanı Janet Yellen, 26 Ağustos Jackson Hole konuşmasında faiz artırımına ilişkin görünümün güçlendiğini belirterek, piyasanın fiyatladığı Eylül ayı faiz artırımı ihtimalinin hafta başındaki yüzde 24′ten yüzde 42′ye tırmanmasında etkili olmuştu.

 

Morgan Stanley stratejistleri Matthew Hornbach ve Guneet Dhingra’nın bir müşteri notunda, “Jackson Hole’da ABD hazine tahvillerine ilişkin görüşümüzü değiştirecek bir şey olmadı. Ağustos ayı tarım dışı istihdam verisininbariz bir risk olmasına karşın, Eylül ayı faiz artırımı ihtimalinin yüzde 100 değil, yüzde 0′da biteceğini düşünüyoruz” ifadesi yer aldı.

 

Allianz’ın baş ekonomi danışmanı Muhammed El-Erian, Fed’in Eylül ayında faiz artırması olasılığını hali hazırda yüzde 60 olarak gördüğünü ancak bu olasılığın yüzde 80′e kadar çıkabileceğini söyledi.

 

El-Erian, “Eylül ayında faiz artırımı olasılığını yüzde 80′e çıkaracak3 faktör var: istihdam  180 bini aşması, ücretlerde büyümenin yukarı gitmesi ve iş gücüne katılım oranında işsizlik oranını yukarı itecek bir yükseliş olmaması” diye konuştu.

 

CNBC’ye konuşan El-Erian, Cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin bu 3 şartı yeerine getirmesi halinde, faiz artırımı olmayacağı beklentilerinin çok büyük oranda zayıflayacağını vurguladı.

Dolar Güç Arıyor

Dowjones vadeli endeks 18421’den işlem görüyor. Dün 18510’a kadar yükselen endeks hisse senetlerine gelen satışlar ile gerilemeye başlayarak Londra seansı açılışında satış baskısı ile fiyatlanıyor.  18250 destek seviyesi olan endeks de fonlar gerilemeleri alım fırsatı olarak görüyorlar. Dowjones için 19500’lü seviyeler hedefleniyor.

 

EUR/USD Paritesi  1,1135’den fiyatlanıyor. 1,11 desteği önem arz ederken fonlar FED’in faizleri kısa sürede artıramayacağını bekliyor. Bu nedenle geri çekilmeleri alım fırsatı olarak değerlendirebiliriz.

GBP/USD 1,3085’den işlem görüyor. 1,313’da stoplamak üzere 1,296 ve altı hedeflenerek satış yönünde pozisyon alınabilir.

USD/TRY dün belirtiğim gibi 2,966 direnç seviyesi test edildi. 2,962’den işlem gören kurda  2,95 desteği korunmaya çalışılıyor. 2,97 ve 2,99 yönünde kısa vadeli alımlar yapılabilir.

 

Petrolde geri çekilme bekliyorum.

XAU/USD Altında daha önce belirtiğim gibi 1315 desteğine geriledik. Hedge fonlar kısa vadeli 1330’da stoplamak üzere satış pozisyonları alıyorlar.

 

 

 

 

Uyarı: Burada paylaştığım analizler yatırımlarda izlediğim ya da izleyeceğim stratejidir.  Analizler Z investment  şirketine  gönderilen analizlerin özeti olup yatırımcılara bilgi verme amaçlı paylaşılmıştır. Kaldıraçlı piyasalar yüksek risk içermektedir. Kaldıraçlı piyasalarda yatırım yapmak için piyasanın işleyişini bilmeden yatırım yapmanız büyük maddi-manevi zararları ortaya çıkarabilir. Kaldıraçlı piyasalarda yatırım ve destek – eğitim  için iletişime geçebilirsiniz.
Alper@alperkorkmaz.com
https://twitter.com/AlperFrx

 

 

ABD Başkanlık Seçimleri

 

Amerika’da 58. Başkanlık seçimleri 8 Kasım 2016 tarihinde yapılacak. ABD’de başkanlık süresi 4 yıl olarak belirlenmekte ve seçilen başkanın en fazla 2 dönem görev süresi bulunmaktadır. Şuan ki başkan Barrack Obama’nın iki dönem başkanlık yaptığı için bu seçime katılma hakkı bulunmamaktadır. ABD’de Başkan olabilmek için 35 yaşını doldurmuş olmak, doğal yollardan Amerikan vatandaşı olmak (anne-babadan dolayı kazanılan vatandaşlık hakkı veya ABD topraklarında doğmuş olmak) ve en az 14 yıl ABD’de ikamet etmiş olmak gerekmektedir. Yani göçmen olarak ABD’ye gelen bir kişinin başkan seçilebilme ihtimali bulunmamaktadır.
2016 yılında yapılacak seçimler için partiler kendi adaylarını belirlemişlerdir. Cumhuriyetçi tarafı Donald Trump, Demokrat tarafı ise Hillary Clinton temsil etmektedir. Yaklaşık 3 ay sonra yapılacak seçimler için 2 aday arasındaki yarış şiddetli bir şekilde devam etmekte ve ABD tarafında uzun yıllardır görülmeyen bir ayrışma, bu iki aday arasında yaşanmaktadır.

Seçim yarışında dikkat çeken konular arasında İslam ve göçmen karşıtı durum yakından takip edilmektedir. Donald Trump bu iki alanda da rakibi Hillary Clinton’a göre çok daha agresif bir izlenim gösteriyor ve ülkede yaşayan göçmen ve Müslümanlar hakkında oldukça sert bir tutum izliyor. Trump’ın bu söylemleri belirli bir seçmen kitlesini de oldukça etkilemiş gözüküyor. Donald Trump yaptığı konuşmalarda Amerika’nın büyük bir bataklık içinde olduğunu; suç ve güvenlik sorunu, yasadışı göç, terörizm ve uluslararası ticaret gibi konularda ABD’nin kurtarıcısı olacağını ifade edip, bu gibi olumsuz durumları sadece kendisinin çözebileceğini anlatmaya çalışmıştır.

Oluşturduğu kriz ortamı ile seçmenler için kurtarıcı imajı çizen Trump’ın vaatleri arasındaki Meksika ABD sınırı bölgesine gerçek bir duvar örüp, uyuşturucu sorununu bitireceğini ve aynı zamanda ABD sınırları içinde yaşayan, çoğunluğu Meksikalı olan 11 milyon göçmeni sınır dışı edeceği yönünde haberler oldukça dikkat çekmiştir. Tüm dünyada korku yaşatan ISID ve El Kaide terör örgütleriyle de ciddi bir mücadele içine gireceğine belirten Donald Trump’ın Müslümanları ülkeye almayacağı yönündeki söylemleri de oldukça tartışılmıştır. Ayrıca Cumhuriyetçi başkan adayının geçtiğimiz haftalarda Obama ve Clinton’ı IŞID kurucusu olarak suçladığını da hatırlatmakta fayda var. Donald Trump’ın ekonomi konusunda ön plana çıkarttığı gelişmeler ise mavi yaka ve beyaz Amerikalı işçi sınıfının yaşadığı problemler ile küçük-orta ölçekli sermayedarlar için de Çin mallarına gümrük vergisi uygulaması ön plana çıkmaktadır. Ayrıca Kurumlar vergisini %35 civarından %15 seviyelerine indireceğini de belirten başkan adayı, Nafta’yı(Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Antlaşması) da gözden geçireceğini ve gerekirse bu birlikten ayrılacağını da ifade etmiştir, tabi birliğin içinde ABD’nin en önemli ticaret ortaklarından Kanada’nın ve Meksika’nın olduğunu belirtmekte de fayda olduğu görüşündeyiz. Büyük bir ticaret adamı olan Trump’ın, ticaret antlaşmalarındaki bu katı tavrı, seçim sonrası tekrar değerlendirilecektir.

Trump taraftarları, olası başkan adayının dobra bir karakter olduğunu ve halkın içinden biri gibi davranabildiğini söylüyorlar. Donald Trump’ın arkasında hiçbir devlet gücü olmadan sıfırdan yükselen bir iş adamı olması ve iş tecrübesinin seçmenlere güven verdiği de seçmenler tarafından ayrıca vurgulanmaktadır.

ABD tarihinin ilk kadın başkan adayı Hillary Clinton’ın, Donald Trump karşısında zorlandığı fakat son anketlerde %7 civarında bir fark ile önde olduğu görülmektedir. Son yapılan araştırma raporuna göre Demokrat parti kongresi sonrasında Clinton’ın%46  Donald Trump’ın ise %39 oranı ile yarışı sürdürdüğü belirtiliyor. Hillary Clinton başkanlık görevine seçilmesi durumunda kendisine başkan yardımcısı adayı olarak seçtiği Virginia Senatörü Tim Kaine, eski CIA başkanı Leon Panetta ve New York eski belediye Başkanı Michael Bloomberg ile çalışacağı açıklaması yapıldı.

Seçim kampanyası döneminde demokratlar tarafında en dikkat çekici durum ise, Demokrat parti içinde yapılan yazışmaların wikileaks tarafından kamuoyuna açıklanması ve 20 bin civarında yazışmanın paylaşılmasıydı. Yazışmaların temelinde Demokrat Parti yönetiminin, Demokrat Partinin iki adayı Bernie Sanders ve Hillary Clinton arasında eşit mesafede olması gerekirken, Hillary Clinton’a yakın bir görüntü sergilemesi  ve başkanlık için Hillary Clinton’ı ön plana çıkartmasıydı. Açıklanan yazışmalar sonrasında parti genel başkanı istifa etmiş, Hillary Clinton ise yazışmaların Rusya tarafından kamuoyuna sızdırıldığını belirtmiştir.

Clinton’un zor duruma düşüren bir diğer konu ise dış işleri bakanlığı döneminde son derece önemli ve gizli bilgileri içeren devlet yazışmalarını bakanlığa ait iletişim posta adresi yerine kendi kişisel mail adresinden yapmasıydı. ABD dış işleri bakanlığı Clinton’un kişisel mailinden gönderdiği 7000 sayfa e-maili kamuoyu ile paylaştı. Hillary Clinton ise 2015 yılında kongreye11 saat süren bir ifade verdi ve özel bir kongre tarafından da sorgulandı. Clinton’un güvenilirliğini sorgulayan bu talihsiz durum karsısında Amerikan basını bunun affedilmeyecek kadar büyük bir hata olduğu bildirmiş, Donald Trump ise Clinton’u yalancılıkla suçlamıştı.

Hillary Clinton 7 yıl süren dış işleri bakanlığında 119 ülke ziyaret etti ve dış işleri bakanlık tarihinin ülke ziyaret sayısı rekorunu kırdı. Hillary Clinton’ dış işleri döneminin en unutulmaz olaylarından biri de 2012 yılında Bingazi’de bulunan ABD büyükelçiliğinin militanlar tarafından basılması ve Amerikalı büyükelçi ile 3 büyükelçilik çalışanın öldürülmesiydi.

Ilımlı bir siyaset profili çizmeye çalışan Hillary Clinton devlet politikalarında da elde ettiği tecrübe ile Donald Trump’dan bir adım önde olabilir. Clinton’ın vaatleri arasında dikkat çeken konular ise ISID ile mücadele, Ortadoğu’da barış söylemleri, Avrupa’da yaşanan sığınmacı sorunu ve mortgage kredilerinde yapılandırma bulunuyor. Demokrat Parti Başkan adayının en ilginç vaatlerinden biri de ABD de 51. Bölge olarak bilinen, popüler kültürde de ufo hapishanesi olarak ün salmış bu alana keşif ekipleri gönderileceği ve ufo dosyalarının en derinine kadar açıklanacağını belirtmiş olmasıydı.

İki rakibin vergi politikalarına yönelik vaatlerini, hazırladığımız aşağıdaki tablodan inceleyebilirsiniz.

 

Forbes dergisinin iki adayın politikaları ile ilgili yaptığı karşılaştırmaya göre ABD ekonomisinin 2021 yılındaki olası rakamlarının karşılaştırmasını detaylı bir şekilde inceleyebiliyoruz. Paylaşılan tablo sırasıyla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla(GSMH), hükümet bütçesi, istihdam, işsizlik rakamları, GSMH-bütçe rasyosu, konut fiyatları endeksi ve tüketici fiyatları endeksini vermektedir. Forbes’un yaptığı çalışmaya göre 2021 yılında, Clinton’un ekonomisi bir nebze daha önde gibi gözüküyor

 

Aşağıdaki grafikte ise 1960 yılından 2016 yılına kadar ABD başkan adaylarının aldığı finansal destek paylaşılmakta ve istisnasız olarak harcamaları yüksek olan adayın seçimi kazandığı görülmektedir.

 

Ayrıca iki başkan adayının twitter takipçi sayılarını incelediğimizde Donald Trump’ın takipçi sayısının, Hillary Clinton’ın takipçi sayısından %25 fazla olduğu görülmektedir. Bu durum Donald Trump’ın populeritesini gösteren farklı bir tablo olarak yorumlanabilir.

İlerleyen dönemde ABD seçimleri ile ilgili sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz fakat bu yazının sonunda sizlere siyasi seçimleri irdeleyen bir filmden bahsetmek istiyoruz. 2015 yapımı Our Brand is Crises ismiyle vizyona giren ve dilimize bizim adımız kriz olarak çevrilen film, bir grup Amerikalı politik danışmanın Bolivya başkanına seçimleri tekrar kazanabilmesi için yardım etmesini konu alıyor. Film seçimlere bakış açınızı bir nebze olsun değiştiriyor ve seçim yarışında başkan adayların nasıl yönlendirildiğini gözler önüne seriyor. ABD seçimleri öncesi filmi izlemenin çok daha keyifli olacağı düşüncesindeyiz.

Dolar Kritik Seviyelere Yükseliyor

Jackson Hole sonrası FED Başkanı Yellen akademik bilgiler verdi. Faiz artışı için net bir ifade kullanmadı. Fakat ‘’federal funds rate ‘’ dediğimiz kısa vadeli faizler için rakamlar verdi. 2017 sonunda 0,3, 2018 yılında 0,45 olur dedi. 2008 krizi sonrasında yapılan politikaları etkili bulmadığını ve daha etkili politikalar için yeni yaklaşımlar aramaktayız ifadesi sunumun en önemli kısmı idi. Özetle Bernanke ve ekibi FED’in etkisini kısıtlayan adımlar atmış ben ve ekibim yeni modellerle piyasada olacağız dedi. Gelecekte yapacağım adımları ben bile kestiremiyorum siz de işinize bakın şeklinde yorumlamak gerekli.

Yani FED Başkanı Yellen bu hafta açıklanacak istihdam verileri ve ABD Başkanlık seçimleri önemli. Verileri bilmiyorum başkan kim olacak ona göre aralıkta faiz artırabilirim dedi.

Eylül ayında faiz artışı beklenmiyorum.  Fakat aralıktan önce faiz artışı yapacak bir politika sunabilir. Eylül ve aralık beklentileri yüksek iken Yellen’in yeni yaklaşımları arasında bu iki süre arasında seçimden hemen sonra faiz artışı yapabilir şeklinde yorumluyorum.

Bu nedenle yatırımcılar kısa vadede dolar alırken riskli varlıklarda satış pozisyonuna yöneldiler. 2017 içinde de FED 2015 ve 2016’a benzer şekilde yönetmeye çalışacak.

 

USD/TRY 2,957’den işlem görüyor.  2,966 direnç seviyesine kadar gün içi yükseliş bekliyorum.  2,947 destek noktamdır.

EUR/USD  1,117 desteğine kadar geriledi. 1,11 orta vade destek noktamdır.

 

GBP/USD 1,306’dan fiyatlanıyor. 1,313 stop 1,296 ilk hedef olmak üzere satış yönünde pozisyon alınabilir.

 

 

 

Uyarı: Burada paylaştığım analizler yatırımlarda izlediğim ya da izleyeceğim stratejidir.  Analizler Z investment  şirketine  gönderilen analizlerin özeti olup yatırımcılara bilgi verme amaçlı paylaşılmıştır. Kaldıraçlı piyasalar yüksek risk içermektedir. Kaldıraçlı piyasalarda yatırım yapmak için piyasanın işleyişini bilmeden yatırım yapmanız büyük maddi-manevi zararları ortaya çıkarabilir. Kaldıraçlı piyasalarda yatırım ve destek – eğitim  için iletişime geçebilirsiniz.
Alper@alperkorkmaz.com
https://twitter.com/AlperFrx

 

 

Saudi Aramco üretime devam edecek

Suudi Arabistan’ın devlet petrol şirketi Saudi Aramco’nun Arama ve Üretim Kıdemli Başkan Yardımcısı Muhammed Al-Kahtani, petrol üretiminin dondurulması beklentilerine ilişkin, “Üretime devam ediyoruz. Çünkü yurt içi talep de dahil olmak üzere müşterilerimizin talebini karşılıyoruz.” dedi.

 

Norveç’in Stavanger şehrinde düzenlenen ONS 2016 Uluslararası Enerji Konferansı’nda konuşan Kahtani, petrol piyasasına yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Kahtani, yeni geliştirdikleri hızlandırılmış dönüşüm programı sayesinde gelecekte günlük petrol rafine kapasitesini küresel olarak 8 ila 10 milyon varile çıkarmayı planladıklarını kaydetti.

Petrolün ileriki yıllarda enerji dünyasının en önemli dişlisi olmaya devam edeceğini vurgulayan Kahtani, “Biz de bu konuda talepleri karşılıyoruz ve bunun yanı sıra uluslararası piyasaya da rahatlıkla ihracat gerçekleştiriyoruz.” ifadesini kullandı.

Kahtani, Saudi Aramco’nun mevcut ana hedefinin Asya ülkeleri olduğuna dikkati çekerek, Çin, Malezya, Hindistan ve Endonezya ile görüşmelerin devam ettiğini vurguladı.

Küresel piyasada petrol fiyatı 45-50 dolar arasında değişiyor.

OPEC’in resmi olmayan buluşması, 26-28 Eylül tarihlerinde Cezayir’de gerçekleşecek.

Soros’un Putin planı

ABD’li finans spekülatörü George Soros’a ait ve DC Leaks tarafından sızdırılan belgelerde, Soros’un Putin’i devre dışı bırakmak ve Rusya’yı istikrarsızlaştırmak istediği ortaya çıktı.

Dünyanın birçok ülkesindeki devrimlerin ardında olduğu iddia edilen ünlü spekülatör George Soros’a ait belgeler, önceki hafta DC Leaks tarafından sızdırılmıştı. Belgelerde Soros’a ait Açık Toplum Vakfı’nın AB seçimlerini etkilediği ve Ukrayna krizinde aktif olduğu görülmüştü.

Sputnik’in haberine göre Rusya’ya ilişkin belgelerde ise Soros’un Devlet Başkanı Vladimir Putin’i koltuktan indirmeyi ve ülkeyi istikrarsızlaştırmayı hedeflediği, bu amaçla da muhalefeti güçlendirmenin yanı sıra yeni muhalif oluşumlar yaptığı vurgulandı.

‘ULUSLARARASI UZMANLAR KASIM 2012′DE BİR ARAYA GELDİ’

Kasım 2012 tarihli ve ‘Açık Toplum Vakfı Rusya Stratejik Planlama Toplantısı Notları’ başlıklı belgede, Putin karşıtı bir dizi uluslararası uzmanın, 2013 yılında Rusya’daki siyasi havayı bozmaya yönelik faaliyetleri tartışmak üzere bir araya geldiği görüldü.

‘MEDVEDEV’LE BİRLİKTE FIRSAT YAKALANDI’

Belgede Dmitriy Medvedev’in devlet başkanlığı döneminde birtakım fırsatlar yakaladığı anlaşılan Açık Toplum Vakfı’nın, Putin’in Kremlin’e dönmesinin ardından yeniden baskı altına girdiği ifade edildi.

SIĞINMACI YOLLAMAYI PLANLAMIŞLAR

DC Leaks’in Rusya dosyasında, Rusya’yı istikrarsızlaştırmak için yapılabilecek hamlelerin bulunduğu bir listede yer aldı. Buna göre Açık Toplum Vakfı’nın Rusya’ya çok sayıda sığınmacı göndermeyi, ülkedeki medya operasyonlarına nüfuz etmeyi ve 2014 Soçi Kış Olimpiyatları’nın değersizleştirmeyi planladığı anlaşıldı.

 

 

Toplam 85 sayfa, 20. sayfa gösteriliyor.« İlk...10...1819202122...304050...Son »