İsrail Suriye’nin güneyinde mi kuruyor?
Eklenme Tarihi : 9 Ağustos 2016
Kategori : Günlük Analiz

Her şey mayısta, İsrail’in güney Suriye’nin muhalefet kontrolündeki bölgelerinde halkla koordinasyon için bir irtibat birimi kurduğunun duyulmasıyla başladı. Bunun ardından Ramazan ayında aynı bölgede bulunan 35 köye İsrail’den yardım gitti. 11 Temmuz’da ise İsrail askerleri bir tank ve birkaç buldozerle sınırın 300 metre ötesine geçerek Kuneytra’da toprak kazmaya başladılar ve yaklaşanlara ateş edileceği uyarısı yaptılar.

İsrail Suriye savaşında resmi olarak “karışmama” politikası izliyor. Bunun tek istisnası, aralarında El Kaide şubesi Nusra Cephesi’nin mensuplarının da bulunduğu 2 bini aşkın Suriyelinin tedavi edilmesi oldu. Ancak İsrailli yetkililerle yakın ilişki içinde olan bazı Suriyeli muhaliflerin Al-Monitor’a aktardığına göre İsrail güney Suriye’de bir güvenli bölge kurmanın peşinde. Sahadaki gelişmeler de böyle bir planın devrede olduğuna işaret ediyor.

Güvenli bölgeye güçlü destek veren Suriyeli muhalif Kemal El Labvani, son iki yıldır İsrail’e giden ve yetkililerle görüşen bir isim. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Labvani, şubattaki son gidişinde resmi çevrelerde belirgin bir söylem değişikliği gördüğünü söylüyor: “Knesset’te güvenli bölgeye tamam demeleri, biz istersek yardıma hazır olduklarını söylemeleri benim için sürpriz oldu.”

Güvenli bölge konusunu üst düzey yetkililer ve yabancı diplomatlarla da görüştüğünü belirten Labvani, İsrail’deki ABD büyükelçisinin kendisine “Amerikalılar hayır demez.” dediğini öne sürüyor. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da öneri kendisine sunulduğunda “hayır dememiş” diyor.

Labvani’ye göre Suriye tarafının 10 kilometre derinliğine uzanan ve sınır hattı boyunca hükümet yanlısı Dürzi köyü Hedar’ın güneyinden Kuneytra’nın güneyine kadar yaklaşık 20 kilometre uzunluğuna ulaşan bir güvenli bölge İsrail’den onay almış durumda. Yaklaşık 17 köyü kapsayan bölgede 15 bin civarında insan yaşıyor.

Labvani şöyle devam etti: “(İsrailliler) uluslararası topluma gerekçe olarak kendi ulusal güvenliklerini göstereceklerini, sınırlarını korumak istediklerini söylediler. İsrailliler bunu başlattıktan sonra Ürdün ve Türkiye de (kendi bölgelerini) kurabilir.”

Geçtiğimiz mayıs ayında kamuoyuna yansıyan irtibat biriminin gönül ve güven kazanma çalışmaları kapsamında güney Suriye’deki halka yapılan insani ve tıbbi yardımları koordine edeceği belirtilmişti. Birimin merkezinin Yakal’da olduğu söyleniyor. İsrail burayı Lübnan iç savaşı sırasında güney Lübnan’daki siviller ve militanlarla temas kurmak için oluşturmuştu.

İsrail, Lübnan iç savaşının başladığı 1975 yılında İyilik Çiti Politikası diye adlandırılan çalışmalar kapsamında halkla temas kurmaya başladı. Lübnanlı vatandaşlara göre İsrail bir iş birlikçi şebekesi oluşturdu ve Filistinlilere yönelik mezhepçi korkuları kışkırttı. Birkaç ay içinde de Lübnan ordusundan atılan Saad Haddad’ın komutanlığında Özgür Lübnan Ordusu’nu kurdurttu. 1980’e gelindiğinde Haddad yaşlı ve hasta bir adamdı. Böylece Özgür Lübnan Ordusu, başında Antoine Lahd’ın bulunduğu Güney Lübnan Ordusu’na dönüştü. Bu yapının görevi İsrail’in düşmanlarını, Filistinlileri ve Lübnanlıları hedeflemek; güney Lübnan’daki İsrail işgaline zemin hazırlamaktı.

Kırk yıl sonra benzer bir senaryo Suriye’nin güneyinde şekilleniyormuş gibi görünüyor.

ABD’deki Towson Üniversitesi’nde tarih kürsüsü başkanı olan İsrail ve Suriye uzmanı Robert Cook Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Kuzey sınırında uzun bir ilişkiler tarihçesi olan İsrail burada kalıcı bir oyuncudur ve güney Suriye’deki durumu stratejik parametreleri içinde görür. Burada da ‘İyilik Çiti’ benzeri bir uygulama söz konusu. İnsani yardım ve olumlu PR’ın ötesinde bu süreçte muhakkak ki bir istihbarat boyutu da vardır.”

Suriye hükümeti ve Birleşmiş Milletler barış gücünün çekilmek zorunda kaldığı bölge farklı muhalif ve radikal grupların kontrolüne geçti. Hükümet güçleriyle muhalif gruplar arasındaki çatışmalardan veya muhalif grupların kendi aralarındaki çatışmalardan kaçan insanlar yerel halk üzerinde ilave bir baskı oluşturdu.

Labvani “İsrail’den insani yardım ve ilaç yardımı alan güneydeki Suriye halkı İsrail’i düşman ve tehdit olarak görmemeye başlıyor. Şu anki ortam buna çok müsait.” diyor. Ayrıca İsrail’in bölgede geniş bir istihbarat ve irtibat ağı olduğunu söylüyor: “İnsanlar yoksul ve aç, dolayısıyla az bir para için herkese çalışırlar. (İsrail) her yere erişebiliyor, birçok bilgi edinebiliyor.”

Labvani ile yakın çalışma içinde olan Moti Kahana ise güvenli bölgenin kurulmasını savunan ABD merkezli sivil toplum kuruluşu Amaliah’ın kurucusu. İsrail ve ABD vatandaşı olan Kahana, İsrail hükûmetinin güvenli bölge olarak belirlenen alanda faaliyette bulunmasına yeşil ışık yaktığını söylüyor.

New York’taki ofisinden ulaştığımız Kahana şöyle konuştu: “Çalışmalara başlamış durumdayız. Önümüzdeki birkaç hafta içinde Suriye’deki güvenli bölgeye malzeme götüreceğiz. İsrail hükümeti Suriye halkına insani malzeme götürmemize izin verecek. (…) Amerikalı bir STK’nin, yani bizim oradaki çalışmalarımızı artırmamıza, malzeme götürmemize olumlu bakıyorlar.”

İlk aşamada ilaç ve teçhizat götüreceklerini söyleyen Kahana, ikinci aşamada okullar açarak eğitime odaklanmayı, üçüncü aşamada da yerel bir polis gücünün kurulmasına ve teçhiz edilmesine katkı yapmayı planladıklarını anlattı. “Hangi kasaba ve köylerde çalışacağımızı belirledik ama şu an bunları açıklayamam.” diyen Kahana, hangi muhalif gruplarla eş güdüm içinde olduklarını da söylemek istemedi.

İrtibat biriminin kurulmasının ardından muhalefet kontrolündeki bölgelere İsrail yardımlarının gitmesi şaşırtıcı olmadı. Kuneytra Devrim Komuta Konseyi Sözcüsü Ebu Ömer El Culani Al-Monitor’a şöyle dedi: “Yardımlar Golan Tepeleri üzerinden İsrail için çalışan iş birlikçiler tarafından getirildi. Kim olduklarını bilmiyoruz. Gecenin karanlığında çalıştılar ve Seyda El Golan, Seyda El Hanut, Hadir El Bostan ve El Hişa dâhil 35 köyde yardım dağıttılar.” Culani’ye göre bu, bölgeye geniş erişimi olan, sistemli bir dağıtım mekanizmasına işaret ediyor.

Bölgede Özgür Suriye Ordusu, Nusra Cephesi ve İslam Devleti bağlantılı Şüheda El Yermük dâhil 14 örgüt faaliyet gösteriyor. Lebvani’ye göre “Bu grupların hiçbirinin İsrail’le sorunu yok, İsrail’in de onlarla sorunu yok. Sorunlar içeride, farklı gruplar arasında.”

İsrail’le teması olan bir diğer muhalif İssam Zeytun da bazı örgüt komutanlarının, bilhassa da Ürdün’deki Askeri Operasyonlar Merkezi’yle bağlantılı olanların İsrail’le gizli ilişkisi olduğunu söyledi. İsrail’deki Herzliya Konferansı’na davet edilen tek Suriyeli olan Zeytun da İsrail destekli bir güvenli bölgenin kurulmasını savunuyor.

Zeytun, İsrail’le iş birliğini kastederek Al-Monitor’a şöyle dedi: “Kapalı olan bu pencerenin açılması için beş yıldır çalışıyorum. Yıllarca İsrail’in düşman olduğuna dair beynimiz yıkandı. Hâlbuki değil. Tam aksine, düşmanlarımızı bir tek İsrail vuruyor.”

Zeytun’a göre güvenli bölge Hader’in güneyindeki Cubeta El Kaşab’tan Seyda El Golan’la Tel Hara’ya kadar uzanacak. Bu, Lebvani’nin belirttiğinden daha geniş bir bölge olup İsrail yardımlarının dağıtıldığı yöreleri yansıtıyor.

Güvenli bölge İsrail için büyük bir avantaj olacak. İsrail bu sayede Suriye Hava Kuvvetleri’nin sınıra yakın uçmasını ve Hizbullah’ın işgal altındaki Golan’a ateş açmasını engelleyen bir tampon bölge yapacak. Böylece kendisine ait olduğunu iddia ettiği ve uluslararası toplumun bu şekilde tanımasını istediği bir toprak parçasında kontrolünü güçlendirecek.

Kaynak

All material presented herein is believed to be reliable but we cannot attest to its accuracy. Opinions expressed in these reports may change without prior notice. Alper Korkmaz and/or the staffs may or may not have investments in any funds cited above as well as economic interest. Alper Korkmaz can be reached at alper@alperkorkmaz.com

Trading foreign exchange on margin carries a high level of risk, and may not be suitable for all investors. The high degree of leverage can work against you as well as for you. Before deciding to trade foreign exchange you should carefully consider your investment objectives, level of experience, and risk appetite. The possibility exists that you could sustain a loss of some or all of your initial investment and therefore you should not invest money that you cannot afford to lose. You should be aware of all the risks associated with foreign exchange trading, and seek advice from an independent financial advisor if you have any doubts. Please read full risk warning.