İngiliz gazeteleri Facebook ve Google’a karşı birleşiyor
Eklenme Tarihi : 9 Ağustos 2016
Kategori : Haberler

Facebook ve Google‘ın reklam gücünü kırmak isteyen gazetecilik endüstrisi, Pangaea ve NMS’den sonra şimdi de Project Juno‘yu hayata geçiriyor. Birleşik Krallık’ın 4 önemli gazetesi, ‘düşmanımın düşmanı dostumdur’ mantığıyla ortak stratejiler geliştirecek. Ancak bu birleşmenin de geleceği pek açık gözükmüyor.

City A.M.’nin haberine göre Project Juno, The Sun, The Guardian, The Daily Mail ve The Times gazeteleri tarafından başlatılan bir hareket. Dijital reklam gelirlerini önemseyen bu dört yayın organı, söz konusu projeyle Facebook ve Google’a karşı neler yapabileceklerini, gelirlerini nasıl artırabileceklerini tartışmaya açıyor.

Project Juno’ya başkanlık eden Medya ajansı MC&C Başkanı Steve Booth, gazete endüstrisinin zaten kendi içinde aşırı rekabetçi olduğunu söylüyor ve bu gazetelerin masaya oturmasının önemine işaret ediyor.  The Guardian Media Group da dijital gelirlerindeki son 12 ayda görülen yüzde 2,3’lük düşüşten asıl rakiplerini değil, internet/teknoloji devlerini sorumlu tutuyor.

Project Juno’nun geleceği ne olur?

Bu soruyu yanıtlamak için daha önceki girişimlere de bakmakta fayda var. The Guardian, Financial Times ve Reuters geçen yıl Pangea adlı bir programatik reklam ağı hayata geçirmişti. Ancak Digiday, bu yapılanmadan elde edilen gelirlerin önemsiz denecek seviyede olduğunu ifade ediyor. The Guardian’ın gelirlerden sorumlu icra kurulu başkanı (CRO) Tim Gentry ise bu yapılanmanın güçlendiğini ve 500’den fazla kampanya yayınladığını söylüyor. Bu rakamın ne kadar umut verici olduğu ise tartışmaya açık.

Nucleus Marketing Solutions (NMS) ise geçtiğimiz Nisan ayında ABD’de hayata geçirilen özel reklam çözümleri şirketi. Önde gelen 4 medya şirketi tarafından kurulan NMS, 168 milyon tekil ziyaretçiye ulaşma potansiyeline sahip. Şirketin CEO’su da popüler bloglardan Mashable.com’un eski CRO’su Seth Rogin. Özetle NMS, teknoloji devlerine karşı daha iyi bir hamle olabilir ama konuşmak için henüz biraz erken.

Facebook’un dijital dünyayı içine çeken bir kara delik gibi olduğunu 2011 yılında söylemiştim fakat Instant Articles ile gelinen nokta çok daha kritik. Yayıncılarsa Facebook ve Google gibi devlerle gelirlerini daha fazla paylaşmak istemiyor. Bu durumda direniş normal gözüküyor. Ancak atılan adımların başarılı olup olunamayacağı büyük bir soru işareti. Zira kimin kazanacağı ‘kullanıcıların içerik tüketim alışkanlıkları‘na bağlı gözüküyor ve bu da ibreyi teknoloji devlerine çeviriyor.

Bakalım ilerleyen zamanda gazetecilik endüstrisi bu konuda ciddi bir ilerleme kaydedecek mi, yoksa gelirler konusunda tamamen teknoloji devlerine mi bağlanacak…