Kartal Escort Ataşehir escort ümraniye escort bostancı escort ankara escort bayan escort ankara escort ankara bakırköy escort avcılar escort gebze escort beylikdüzü escort ankara escort, kayseri escort, kayseri escort, escort malatya, ankara escort, konya escort,
Denemeler

Cesur mu olmak istiyorsun ? Risk al o zaman

Gerçekten istiyor musun?  Eğer istiyor isen risk alırsın. Risk almadan hiçbir şey elde edemezsin.

 

Daha önce de  dediğim gibi Que Sera, Sera.

Her şey olacağına varır. Çoğu insan hayatının her gününü daha büyük bir plan olduğuna inanarak geçiriyor. Fizik ötesi beklentileri ile hayal kurup seviniyor ve üzülüyorlar. İnsanların sorunu da bu. Öylece oturup, birilerinin olayları düzelteceğini umarlar. Ama kimse yapmaz. Kimse umursamaz.
Gerçek ne kadar şaibeli bir kavram değil mi?
Ne aradığımızı biliyor muyuz?
Olanlara bir anlam veremiyoruz. Her gün yeni şeyler keşif ediyoruz. Yeni şeyler gerçekten uzaklaşmamıza sebep oluyor. Gerçek bize hayal gibi gelmeye başlıyor. Ama bir hayale de inanmak istemiyoruz. Göz gördüğüne inanır. Hep aynı resme bakar isek gözün alışır yanlışları göremezsin. Zamanla tüm yanlışlar doğrularımız haline gelir. Hiç kimse hayatında figüranlığı kabul etmez.

 

Şimdi olaylara kendi tarafımızdan baktığımız için her zaman haklı durumdayız.  Oysa rolleri değiştirip O’nun yerine kendimizi koyar isek  hatalarımızı fark ederiz.

 

İşin aslı nedir biliyor musun ? Emin olmamaktır. Karşıdaki insan senin için ne düşünüyor ne hissediyor bunu bilemiyorsun. Birinin canını neden acıtmak ister ki insan ? Sevdiğinden emin olmak için ……

Medeni denilen bir kavram var. İşte bu medeni kavramda olabilmek için arkadan değil de karşısına çıkıp dobra olmak vardır.

Ben senin için şunları yaptım bunlardan vazgeçtim vb. diyecek değilim. Sonuçta sorunları çözmek için konuşmaya çalışıyoruz. Yeni sorunlar çıkarmak için konuşmaya gelmedik.

Ya bugün laf söyleyeceksin yada laf dinleyeceksin.

 

Medeni denilen ifade taraflar birbirlerini suçlayacak ise bu dava olur ki davalarda mahkemede işleme alınır. Yok suçlarını itiraf edip hatalarını düzeltmeye çalışacak iseler bir ortak noktada buluşma sağlanabilir.

Her oyunun kendine has kuralları vardır. Ama her oyun içinde genel bir kural vardır. Sen hamle yapmış isen sıra karşı taraftadır ve hamlesini beklersin.

Hamle yapmaz isen risk almaktan korktun denilir. Hamle yapmaz isen kaybetmeye daha çok yakınsın demektir. Hamle yapmaz isen oyunu bitirdim sen işine bak demektir.

İş işten geçmeden risk al bir hamle yap. Yoksa oyunu farklı birisi ile oynamak zorunda kalırsın.

 

Ve kaybedenlerin her zaman bir bahanesi vardır….

Herkes tek başına ölür. Ama eğer birileri için bir şey ifade ettiysen… Birilerine yardım ettiysen ya da birilerini sevdiysen… Tek bir kişi bile seni hatırlıyorsa… …belki de aslında hiç ölmezsin.

Amerika’da Sivil Darbe

 

Dramadan Anlarız sloganı ile  yayın yapan TNT’de 3. Sezonun sonuna gelinen The Last Ship dizisinde Amerika’da Sivil darbe yaşanıyor.  Dizide sürekli mutasyona uğrayan bir virüse karşı tedavi aranıyor. Diziyi takip etmeyenler için kısaca bilgi vereyim.  Virüsün dünyaya yayılışı insanlara etkisi anlatıldı. Virüse karşı bir ilaç hazırlandı. Fakat ilaç bulunana kadar süreçte dünyada milyarca insan öldü. İlacı ulaştırmanın yolları arandı. Engeller çıktı. ABD iç karışıklık meydana geldi. Diziyi izlemediğiniz sürece yazacaklarım anlam ifade etmeyeceği içi yazı için gerekli  kısımları paylaştım.

 

ABD’de askeri bir dizi  çekmenin maddi külfeti yüksektir. Bu nedenle ABD askeriyesini kötülememek ve senaryoya müdahele etmek şartı ile askeri malzemeleri gerektirenleri ücretsiz temin edebiliyorsunuz. Birçok film ve dizide böyle olmuştur. Deniz Kuvvetlerine bağlı nükleer bir denizaltı ve birkaç helikopter ile çekilen dizide verilen mesajların önemi büyüktür.

İletişim için artık dizi ve filmler kullanılıyor. Dizi ve filmler ile bir yerlere mesaj veriliyor.

Last Ship kaptanı Chandler  ülkesine bağlı. Doğru bildiği yoldan hiç taviz vermiyor. Kişilere göre değil inandığı değerlere göre hareket ediyor.

3. sezona başlarken ABD yine güç gösteresi yapmaya başlamıştı. Virüse karşı koyabilen ilacın ulaşımı için Çin, Kore, Japonya ile iletişime geçilmişti. Çin ve Japonya’da ilaç etkisini göstermemeye başlamıştı. ABD sorun çözücü olarak Çin’deki durumu yakından görmek için Kaptan Chandler gönderildi. Çin’de sorunlar çıktı. Chandler ülkesine ve inançlarına bağlı olduğu için sivil yönetim için tehdit oluşturuyordu. Siyasi oyun başladı.

ABD dağıldı. Bağımsız bölgeler oluşturuldu. Kaynaklar bölge liderinin kontrolünde kullanıcak. Dizi olmayıp gerçek olsa idi her bölgenin bağımsız bir hükümeti, meclisi, merkez bankası olacak idi. Yani ABD’den 8 tane küçük devlet ortaya çıkarılacaktı.

Dünya Hollywood’dan yönetiliyor.

Yeni dünya düzeninde ABD’nin bölünmesi mevzu bahis olması idi dizide bu konu işlenmezdi. Suriye’nin güneyinde İsrail’in kurulurken bölgede yeni devletçiklerin kurulmasını analiz etmelidir.

Sadece bir dizi ama biyolojik silahın etkisi hesaplanamayacağı için güçlü ihtimaller dahilinde  olabilecek bir yeni denge için strateji geliştirilmelidir.

 

 

 

Bu arada hâlâ saçlarına siyah kurdele takıyor musun?

 

 

İnsanları yücelten iki tür meziyet vardır. Erkeklerin cesur, kadınlarınsa namuslu oluşu. Ancak bunların yanında hem erkeği hem kadını şereflendiren bir meziyet  daha var ki vatanı uğruna canını tereddüt etmeden verebilmesidir.

İnsan geldiği yeri unutmamalıdır. Öfke aptalların işidir. Gerçeği kabul etmek akılıların…

 

 

İyi haberle beklenmedik bir haber arasında fark vardır. Düşman aniden kaybetmiş görüntüsüne bürünebilir. İşte buna beklenmedik bir hareket haber diyebiliriz. Ama düşmanın savaşırken kaybetmiş ise buna  iyi haber deriz.

Dünya eski dünya değil. Artık taktik değişti. Düşmanlarımız kaybetmiş rolüne bürünerek güçsüz görünmeye çalışıyorlar. İşte bu en tehlikeli durumdur. Düşmanıma neden güçlü görüneyim ki gelsin parçalıyım diyen sinsi biri ile karşı karşıyayız.

‘’Bilgi ve gerçek’’ ’i değil de , spekülasyonu önemser olduk.  Gerçekte bildiğimiz birkaç cümle iken laf fazlalığı yaparak gevezelik eder hale geldik. Bu gevezeliklere de prim vermeye başladık. Gerçek ile spekülasyon arasındaki farkı bilemeden taraf oluyoruz ve  her şeyi kendimizce çözüyoruz.

Biz gerçekten problemi çözmek mi istiyoruz yoksa daha büyük problem mi çıkarmak istiyoruz ?

Kolayca manipüle olabiliyoruz. Bunun sonucunu maddi ve manevi kayıplar ile ödüyoruz.

Gerçeği görüp görüş bildirenlere paranoyak diyoruz. Bir insan manipüle olduğunda kaybeder.

Kibirli bir insanın üzerine nasıl gidilir? Korkak biri olduğunu söylememiz onu manipüle edecektir. Kibirli değilse manipüle olması çok zordur. Bunları zaten biliyorsun ….

Senle bu işe başladığımızda ‘’Manipüle ‘’ olup olmamak üzere birçok testten geçtik. Yüzlerce sınav verdik.  Sen bir soru sordun . Yazmayacaktım ama sorunca cezbetti.

Manipüle olma….

 

Ben anlamıyorum. Kolay bir şekilde para yada satın alma gücü olan bir şeyin peşinden insanlar  neden tehlikeye girip koşarlar ki?  Değer mi ? Ne elde edeceksin ki ? Bazı şeyleri bilmemek iyidir.

Canını acıtan şeyler gibi mesela… Bu arada  hâlâ saçlarına siyah kurdele takıyor musun?

 

 

 

Hep Seveceğim

 

Aşk da rüzgâr da, ne kadar şiddetliyse geride o kadar çok enkaz bırakır…

Balzac’ın dediği gibi “Aşk rüzgâr gibidir, nereden eseceği bilinmez”

insanları tahmin edebilmek için onları gerçekten anlaman gerekir. Bunun ne kadar zor olduğunu zaman içerisinde öğrendim. Bu yüzden hayatlarını anlara indirgemeye başladım.  Yaptıkları şeyleri neden yaptıklarını açıklayacak şeyleri.  Bunun sonucunda en önemli anın …gerçekte kim olduklarını anladığın anın… …son anları olduğunu anladım.

Bir düşün çok sevdiğin bir mekanı özel kılan ne olabilir ki?

Demans hastası olan yakın birini ziyaret etmek ister miydin ?

Demans Sevdiğin birinin seni hatırlamaması hastalığıdır….Ben ziyaret etmezdim. …

Beni hatırlamasından korktuğum için ziyaret etmezdim.

İnsan hayatı fanidir. Onu kıymetli yapan şey de budur.

Bazı şeyleri diğer insanlar gibi hissetmediğimi düşünebilirsin. Oysaki…

 

Herkes tek başına ölür.  Ama eğer birileri için bir şey ifade ettiysen… Birilerine yardım ettiysen

ya da birilerini sevdiysen… Tek bir kişi bile seni hatırlıyorsa…  …belki de aslında hiç ölmezsin.

Belki kaybetmekten korktuğum için bir şey yapmadım.

Orada o kararı vermemiş,verememiş olmanın pişmanlığını…
…ömrüm boyunca yaşadım  ….Hayatım boyunca sana gelmeyeşimin sebebi…
…küçük kanaatlerimi
kaybetmek istememekti belki.

Oysa o kararı verseydim…

…belki de bütün ömrümce
çektiğimden çok daha az acı çekerdim.

Kulakların Çınlasın

Gittiğin günden beri dinmedi göz yaşlarım

Bilmem hatırlar mısın o yağmurlu geceyi

Saçların sırılsıklam gözlerinse nemliydi

Ellerin ellerimde seviyorum demiştin

Hatıram olsun diye bana resim vermiştin

Dün gece resmini ateşe attım

Yanarken  bir masum bakışın vardı

Alevler sararken seni kıskandım

Resmini değil kendimi yaktım……..

 

Sevgi Çelebi (1989)

 

20160501_140936 20160501_140939 20160501_140944

 

 

 

Üzülme

Üzülme! Çünkü hüzün, düşmanı sevindirir, dostunu üzer, haset edenin diline düşürür.

Üzülme! Çünkü hüzün, kaybolanı geri getirmez, öleni diriltmez, kaderi değiştirmez, hiçbir fayda getirmez.

Üzülme! Çünkü hüzün sinirleri yıpratır, kalbini yorar, gecelerini mahveder.

Üzülme! Günah işlediysen tevbe et, istiğfarda bulun, yanlış yaptıysan düzelt! O’nun rahmeti sonsuz, kapısı açıktır.

Üzülme! Kaybettiğin şey için üzülme, çünkü daha pek çok nimetlere sahipsin. Allahın sana bahşettiği diğer nimetleri düşün ve şükret! Allahü teâlâ; “Allahın nimetlerini saymaya kalksanız buna güç yetiremezsiniz!” buyurmuyor mu?

Üzülme! Ehli batılın sözlerinden dolayı

Üzülme! Tenkitlere sabrettiğin sürece mükâfatlandırılacağını unutma!

Üzülme! İnsanlara ihsanda bulundukça

Üzülme! Çünkü mutluluğun yolu insanlara ihsanda bulunmaktan geçer.

Üzülme! Çünkü iyiliğin mükâfatı 10 mislinden 700 misline, kötülüğün karşılığı ise sadece 1 mislincedir.

Üzülme! Dünya, ne seçim, ne geçim dünyasıdır. Dünya, bugün var yarın yok, imtihan dünyasıdır.

Üzülme! Hakkın rızasına uygun düşen belâlar, kulun sevgisini artırır. Altın, ateş ile, iyi kul da musibet ile tecrübe edilir.

Üzülme! İnsanlar, başlarına gelen belâ ve musibetleri ondan daha büyükleriyle kıyas etselerdi, şüphesiz belâların bazısını âfiyet kabul ederlerdi.

Üzülme! Karşı karşıya kalabileceğin muhtemel bir musibet için, en kötü ihtimal ne olabilir sorusunu kendine sor! Sonra bu muhtemel sonuca kendini alıştır, ona tahammül etme konusunda kendine telkinde bulun! “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.” âyetini düşün!

Üzülme! Şunu unutma yaşadığın günün sınırları içinde yaşamazsan, sıkıntı ve kaygıların artacak demektir.

Üzülme! Eğer bir gün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa Rabbine dönüp: “Benim çok büyük bir derdim var.” deme! Derdine dönüp: “Benim çok büyük bir Rabbim var!” de!

 

 

Toplam 6 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »