Graham Fuller Ortadoğu Analizi

Graham Fuller , Dünyayı yöneten ailelerin fikirlerini söyleyen bir kişidir. Analizleri önemlidir. Bu analizler nefret içeriklidir. Özellikle müslüman dünyasına düşman olan Fuller, ” Dinler Arası Diyaloğu ” ortaya atandır. Düşmanı tanımak gereklidir.

 

Sadece salak biri ortadoğu için uzun dönem tahminler yapar.

 
1- ISIS’in etkisi ve gücü çöküşe geçecek.  daha öncede dediğim gibi ISIS geçerli ve etkili bir ideolojiye sahip değil. Sosyolojik siyasi idari liderlik gibi kavramlar da mevcut değil. Diplomasi de yok zAten. Bu sebeple Dünyadaki çoğu Sünni müslümana yabancılaştı. Irak ve Suriyedeki sunnilerde acaip rahatsızdılar ISIS den. İdeal olarak ISIS in kendi kendine yok olması lazım. Dışarıdan ve batıdan bir müdehale olmaması lazım çünkü olursa fikri iddiaları güçlenir.  Düzgün ve kalıcı bir şekilde yok olması için bölge müslümanlarının gözünden kendi kendine düşmesi lazım.
2- Iranın bölgedeki rolü büyüyecek. Aksi durumlara rağmen Amerika ila Iran arasındaki görüşmeler hakkında iyimserim. 2 tarafta bu yönde bir başarıya muhtaçlar. Bölge düzeni için normalleşmek şart. Hatalarına rağmen bölgedeki doğru düzgün yönetime sahip ve düzeni olan tek “gerçek” hükümet Turkiye Ve İran. Türkiye demokratik İran yarı-demokratik. Arap liderlerin yapamadıkları şekilde yönetiyorlar. 2 side kendi içlerinde zaman zaman çıkan karışıklıklara rağmen gerçek bir savaşta hiç bulunmadılar. Iran gerçekten batı hakimiyetinden bağımsız tek başına egemen Arap memleketlerinin gerçekten olmadıkları gibi. Iranın bölgeye tesiri büyüyecek ve böylece Israilin Filistini kalıcı hakimiyet altında tutma çabalarına bölgesel zorluklar gelecek.
3- 2015′te Erdoğan tesiririnin düşmeye başladığını bulacak. İlk dönemdeki kuvvetli haline rağmen, muhalefet kabul etmemesi ve yolsuzluk iddiaları zayıflatıyor. Kurumlara zarar verme ve parti mirasını yok etme yolunda ilerliyor. Türkiye hakkında inançlarım devam ediyor fakat Erdoğan tarafından zayıflatılan kurumlar Erdoğan kamu gücünü kaybedene kadar ülkeyi demokratik ve şiddetsiz bir çizgide tutamaz ki bu da daha sonra değil de daha erken olacak gibi.
4- Rusya ortadoğu diplomasisinde büyük bir rol oynayacak. Totalde pozitif olabilecek bir faktör.  Rusyanın iranla nükleer sorunları ve suriyedeki durum için kuvvetli sesi bütün bölgedeki yüksek riskli mevzuların çözülmesi iççin önemli rol oynuyor. Rusyanın bu zorunlu rolü kabul ve entegre edilmeli avrupanın da moskova kadar sorumlu olacağı yeni bir soğuk savaş yansıması gibi.
Moskovayı karşı üretken yüzleşmesine sebep olmaya kışkırtmakta ısrar etmede Batı Natoyu çekecekle ukraynaya sokmakta. Meksika ile çin arasındaki çin silah ve birliklerini meksika topraklarında yerleştirmeyi içeren günvelik anlaşmasına Amerikanın vereceği tepkiyi hayal edebiliyor musunuz  
5- Afgan hükümetinin içinde güç kazanmaya yönelik daha fazla geliştirmeler yapacak Taliban.  Afganistan savaşında 13 yıldan sonra ABD ülkenin tamamına sükunet getirmeyi başaramadı veya talibanı büyük bir güç olarak ulusal güç denkleminden çıkarmayı. İslam hareketinden daha falzası taliban. Ulusalcı Pashtun gücünün çeşitli şekillerde temsilcisi(bütün pashtunlar tarafından kabul edilmese de). Taliban gücü 2001 de düşürüldüğünde pashtun çok büyük kaybetti. yeni hükümete anahat talibanın dahil edilmesi Gelecekteki afgan stabilitesi için mecburi. Taliban güç paylaşımı üzerinde gelecekteki mümkün pazarlıklardaki politik talebi arttırmak yerine karadaki gücünü kuvvetlendirmeye çalışacak Fonksiyonel olarak saf dışı bırakılamazlar. çaresizce ihtiyaçları olan Pakistandaki düzende aynı şekilde böyle bir anlaşmaya bağlı. Bu yıllık bu kadar tahmin riski bize yeter.

 

Kaynak

Kaynak2

Hayatım Tehlikede

Gallup, ABD’nin en ünlü araştırma ve veri toplama (anket) şirketlerinden biri. Şirketin Yönetim ve Yürütme Kurulu Başkanı Jim Clifton, Şubat’ın ilk haftasında ABD işsizlik rakamlarını ciddi şekilde sorgulayan bir yazı yazmıştı. Gallup’un internet sitesinde yayınlanan iğneleyici yazının ardından Clifton, CNBC’de canlı yayında “geri adım attı”.

Yayında, “Çalışma Bakanlığı’nın rakamlarının çok, çok sağlıklı olduğunu düşünüyorum,” şeklinde konuşan Clifton, eve dönerken “ortadan kaybolmak” istemediğini söyledi. Sözleri şakayla karışık söylenmiş olsa da, ABD hükumetinin şu sıralar “ekonomi düzeliyor” izlenimini zihinlerde canlı tutmak için ne kadar yoğun çaba harcadığına işaret ediyor.

Gerçekte, ABD işsizlik rakamları ve tam zamanlı iş ararken yalnızca yarı zamanlı iş bulabilenleri hesaba katmadığından, son derece düşük. Söz konusu kişileri de hesaba katan ve U6 olarak anılan işsizlik rakamı %11,2 seviyesinde.

Ancak bazı çevreler, bu rakamın bile gerçek işsizlik seviyesini yansıtmadığını iddia ediyor. Çünkü rakam, “umutsuzlar” olarak tanımlanan kesimi hesaba katmıyor. Shadowstats.com internet sitesinin sahibi John Williams’a göre, iş bulmak isteyen ancak 6 aydan uzun süredir istihdam olanağı yakalayamayan kişileri “umutsuzlar” olarak niteliyor. Bu kişiler de hesaba katıldığında, Williams’ın iddiasına göre, işsizlik seviyesi %23,2’ye tırmanıyor!

Daha kötüsü olabilir

Son 2 yılda tüm dünyanın kafası karışık. Türkiye’de yaşanan kargaşa ile de çok kişinin kafası karıştı.  İyi ve kötü insanlar tanımı değişti.  Sermaye piyasalarında yatırım yapan binlerce  kişi son 1 ayda yaşanan fiyatlanmaları daha önce yaşamadıklarını belirtiyor.

Sermaye piyasalarında özellikle forex gibi kaldıraçlı piyasalarda işlem yapan yatırımcıların hedefi Soros gibi olmaktır. Soros 1992 yılında İngiltere MB ‘nın hamlesini önceden gördüğü için , kredi çekerek milyarlarca sterlin satışı yaparak bugünlere gelmiştir. Soros kimilerine göre bir efsanedir. İşin aslını çok araştırmayıp forex piyasasına girerek yüksek kaldıraç ile milyonlarca kişi bu piyasadan büyük zarar etmiştir.  Soros’un iyi bağlantıları vardı. Piyasayı kontrol eden kilit kişilerle arkadaşlığı zenginliğine sebep oldu. Gerçi Soros’un kontrol ettiği para büyük bir aileye aittir.

İnside Trading çok yeni bir şey değildir. Döviz piyasalarında bile mümkündür. Yeter ki doğru kişilerle konuşun.

Türkiye’de durum ise daha kötüdür. Herkes döviz bürolarının her zaman kazandığını düşünür. Oysaki döviz ve kuyumcuların çoğunluğu zarar etmektedir.

2011 öncesi piyasa çok küçüktü. Kurallara uygun hareket edenlerin kazanma ihtimalleri çok yüksekti. 2011 sonrası piyasa çok büyüdü. Burada anlatmak istediğim büyüme ekonomik bir büyüme değildir. Parayı kontrol eden grup sayısı arttı. Hali ile parası çok olanların amacı daha çok para kazanmak olduğu için çıkar ilişkilerine ters durumlar ortaya çıkarak savaş çıktı. Güçlü olan kazanacak daha çok zengin olacak.

2010 yılında kur savaşları diye bir şey çıktı. Eskiden de kur savaşları vardı. Fakat bu kadar sıcak anlar nerdeyse hiç olmamıştı. Özellikle geçtiğimiz ay yaşanan İsviçre MB’nın , frang için taban fiyatı kaldırması gibi… Geçtiğimiz yıllarda Japon Yeni için benzer durum olmuştu. 2014 son döneminde Rus Rublesinde yaşanan hareketler kur savaşlarının şiddetini gösterdi.

Sıra Türkiye’ye geldi. 24 şubatta hem ABD hemde Türkiye MB toplantısı yapılacak. Dolar/Türk Lirası 2,5 seviyesinin üzerinde işlem görüyor. 2,5 seviyesinin üzerinde sığ bir piyasa oluşmaya başlıyor. Türk Lirası, Rus Rublesi gibi günlük %3 – %9 arası fiyat hareketleri yapabilir.

Türk Lirasında kaldıraç oranı düşürülebilir. Spreadler büyütülür. Belirli şartlar getirilir.

FED’in faiz artırım ihtimali, Yunanistan belirsizliği, Rusya-Ukrayna sorunu ve Türkiye’de seçim yılı Türk Lirasını daha değersiz hale getirebilir. Tüm bu belirsizlik ile TCMB faizleri düşürmeye giderse işler daha kötü hale gelebilir.  TCMB , FED’in parasal genişlemeye devam ettiği süre içinde faizleri düşürmesi gerekirdi. Tüm dünya FED’in faiz artırım ihtimaline karşın hareket ederken bizim çok ters bir hareket yapmamız bence büyük ihanettir. ( Bence FED yıl içinde faizleri artırmayacaktır. FED faizleri 2016 mart öncesi artırması düşük görüşündeyim)

İşler daha kötüye giderken döviz ve kuyumcular ne yapıyor neler planlıyor. Bunu Kapalıçarşı’da büyümüş şimdilerde piyasanın her yerinde olan Ahmet Haskooğlu’nda öğrendikten sonra paylaşacağım.

Yeni güvenli limanlar

Market Watch ‘da yer alan analizde, önümüzdeki dönemde şimdilerin güvenli liman yatırım alanları olarak bilinen altın ve İsviçre Frangı’nın yerini dört farklı yatırım aracının alacağı ifade edildi. Yunanistan belirsizliği, Rusya ve Ukrayna arasında devam eden gerilim ve düşen petrol fiyatları güvenli liman algısını değiştiriyor.  Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde riski en az olması nedeniyle seçilecek güvenli liman yatırım araçlarının başında Polonya Zilotisi geliyor. Ek olarak İsrail şekeli, Singapur doları, tarım arazileri ve büyük mevduat yatırımları en güvenilir yatırım araçları olacak.

Polonya Ziloti ve İsrail Şekeli gerçekte güvenli bir liman değildir. Polonya’nın , Ukrayna gibi hem AB hemde Rusya tarafından önemli olması analizin birileri tarafından yazdırıldığını gösteriyor. İsrail Şekeli ise son 8 ayda %25e yakın değer kaybetti. Dolar karşısında 3,92’de bulunan Şekel , İsrail MB’nın adımları ile değer kaybetmeye devam edebilir. FED’in faiz artırım ihtimali şekelin değer kaybetmesine neden olacaktır. İsrail Şekeli ilerleyen sürede Dolar karşısında değer kaybetmeye devam edecek ve tahminlerime göre 4,5’li seviyelere yükselecektir.

 

USD/ILS (Dolar/İsrail Şekeli ) Hedef 4,5

 

usdils

 

 

 

 

 

 

Singapur, dünyanın en çok borçlu ülkelerinden biridir. Dolar/Singapur doları paritesi  şu anda 1,133’dan fiyatlanıyor. Uzun vadeli yatırımcılar FED’in faizleri artırması ile doların yükselişin devam edeceği görüşü ile dolar almaya devam ediyorlar. Büyük yatırımcıların paritede hedefi  1,41’li seviyelerdir. USD/SGD paritesinde pozisyon alan yatırımcıların çoğunluğu sabit getirili yatırımlara yönelenlerdir.

 

USD/SGD  (Dolar/Singapur Doları ) Hedef 1,41

 

usdsgd

 

 

 

 

 

 

 

Tarım arazileri ise her zaman çekici olmuştur. İlerleyen yıllarda dünyanın en büyük problemi su olacaktır. İran’ın deniz suyundan içme suyu elde etmek için planladığı yatırım planları bunu göstermektedir. Dubai’nin de en büyük problemi yine sudur. Geleceğin dünyasında iklimsel değişiklikler orta doğunun önemini artırmaya devam ediyor. Dünyayı yönetmek isteyenler orta doğu’dan çekilmeleri mümkün değildir.

 

 

TCMB Faiz Kararı

İsviçre Merkez Bankası’nın faiz indirimi ve minimum kur uygulamasına son vermesinin ardından bazı forex şirketleri iflas ettiğini açıkladı. Şu ana kadar hangi şirketin iflas ettiği hangisinin ne kadar zararda olduğunu net olarak bilemiyoruz. Bildiğimiz bir gerçek var. Forex bu defa forex şirketlerini sallandırdı.

FXCM, Alpari, ActivTrades, CMC Markets, Dukascopy, FxPro, Gain Capital, IC Markets, IG, LCG, OANDA, Saxo Bank, XTB…..

Şu ana kadar iflas eden, borçlanan, kaldıraç düşüren, işlem yaptırmayanların bir kısmı… Bu şirketler piyasanın önde gelen şirketleridir.

İsviçre Merkez Bankasının faizleri indirmesi ve Euro/Frang 1,2 taban uygulamasına son vermesi ile piyasa hareketlendi. Dolar/ Frang kısa sürede %25 değer kaybederek 1,03’den 0,83e geriledi.  Bir başka deyişle 1 frang 0,99 dolar iken bu açıklama ile 1 frang 1,25 dolara yükseldi.

2008 krizinde ABD’de kaldıraç oranları 1:100’den 1:50’e düşürülmüştü. Daha sonra bu oran 1:20e kadar çekildi. Bu gelişme ile riski seven yatırımcılar Londra başta olmak üzere İsviçre, Hong-Kong- Avustralya- Singapur  gibi yüksek kaldıraç imkanı veren ülkelere yatırımlarını kaydırdılar.

2008 yılında İngiliz Barclays’a FSA izin vermiş olsa idi batan 3 devin bir tanesi iflas etmemiş olacaktı.

Geçtiğimiz yıl FED Başkanı Yellen bir konuya dikkat çekmişti. ‘’Shadow banking’’. Fed bu konuda bir komite kurdu. Bu komite burayı denetleyecek. Fakat FED’in ulaşması çok zor . Ulaşamadığı bir yeri denetlemesi de mümkün değil.

Türkiye’de kurulmuş olsa idi bu komite Merkez Bankası ve BDDK denetleyecekti. Yani mümkün olmayan bir durum.  Kim bunlar

Hedge funds”, “trust” şirketleri ve tüm diğer banka dışı finans kuruluşları bu “diğer kesim” tanımının  içine giriyor. Kriz öncesinde  bilanço toplamı 24.9 trilyon dolardı . 2013 yılında  bu kurumlar 25.2  trilyon dolar büyüklüğe ulaştı. ( Financial Stability Board )

Yüksek borçluluk (Kaldıraç), zayıf kısa vadeli finansman , verdikleri kredilerin temelsiz ve de risk ölçüm mekanizmalarını yetersiz oluşu , plansız fon yönetimi yapıldığını göstermektedir.

Yani Perşembe günü ( ocak 15)  yaşanan frangın değerlenmesi ABD ve İsviçre’nin yeniden eski günlere dönelim demesinin mesajidir…

Bu gelişme ile Euro büyük bir darbe daha aldı. Euro bölgesinde özellikle doğu Avrupa’da bazı ülkelerin İsviçre Frangı cinsinden kredileri büyük problemlere neden olacağa benzemektedir.

İsviçre Merkez Bankası bu kararı , Avrupa Merkez Bankasına bilgilendirerek yapma ihtimali düşük. Şayet böyle bir şey olmuş olsa idi kısa sürede piyasaya sızardı.  Eğer bilgisi olmuş olsa ve bu bilgi dışarı sızmamış ise ECB büyük bir alım programı başlatacak diyebiliriz.

Eğer SNB bu durumu ECB ile paylaşmış ise SNB bünyesindeki tüm Euro cinsi varlıklar satılacaktır diyebiliriz. SNB bu kadar zararın üzerine ECB’in bu alım programınında en büyük satıcılardan biri olacaktır.

Avrupa ve İsviçre bankalarında para tutmanın maliyeti yükseliyor. Negatif faiz ….1000 tl’nin 3 ay sonra 997 tl olacak.

Genel olarak şunu diyebiliriz. Dünyayı yönetenler Euro Bölgesinin dağılmasını istiyorlar. Batan hangi bankada büyüklerin parası vardır ki?

2008 yılında bizler hangi şirket iflas edecek üzerine konuşuyorduk. 2011 sonrası Yunanistan battı batacak derken artık bir bölgeyi batmasını konuşuyoruz.

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı tutumu olduğunu söyleyenler petrol fiyatlarının düşmesini sağladılar. Rusya ekonomik olarak zor bir yıla girdi.

Yatırımcıların gideceği çok fazla bir yer kalmadı. Yukarda ismi geçen forex şirketleri Türkiye’de bir banka satın alabilecek güçte idiler.

Goldman Sachs, JP Morgan, Barclays, Deutsche Bank’ın ufak zararlarını konuşmuyoruz bile….Birçok rakam yazıldı fakat henüz kaybın ne kadar olduğunu bilemiyoruz.

 

Dünyanın her bölgesinde kriz havası esiyor. Çin’de ithalat %19,9 ihracat %3,3 oranında düşüş kaydetti. Bu gösterge Türkiye’yi büyük oranda etkileyecektir.

Cuma günü açıklanan ABD verileri çok iyi gelmesi dolar faizlerini yükseltti. Yükselen dolar faizleri ile altın değer kaybetti. Türk Lirası , Dolar karşısında tarihi rekor seviyeleri gördü. Kur 2,48 seviyesini görürken ilerleyen sürede 2,6i bile görecek dinamiğe kavuştu.

FED bence 2015 içinde faiz artırmayacaktır. Dolar faizlerinde yükseliş beklentisi devam ederken Türkiye’de Türk Lirası faizlerinin düşürülmesi gerekiyor görüşü ekonomiye büyük darbe vuracak cinstendir. Eğer TCMB faizleri düşürürse Türkiye ekonomisi büyük darbe alır. TCMB faizleri 2009-2011 arasında yani FED’in parasal genişlemeye devam ettiği süreçte yapmış olsa idi bugün faiz konusunda çok konuşmazdık.

Çok fazla detaya girmeye gerek yok. Dolar faizleri yükselecek iken kimse TL cinsi yatırımı tercih etmez. Beklentiler ve risk dağıtımında pay alınır fakat bu ülke için yetersizdir. Dolar ve Euro ham madde satın alan işletmeler yükselen kur ile fiyatları yükseltmek zorunda kalacaktır. Yükselen fiyatlar alım gücünü etkileyecektir. Alım gücü yetersiz olması işletmelerin küçülmesine dolaysıyla işsizliğe neden olacaktır. Seçimler öncesi faizin düşürülmesi siyasi sorunları getirebilir.

İsviçre MB bile kur ile mücadele edemezken bizim faiz ile çıkıp kur ile savaşmamız kaçınılmaz sonu hızlandırabilir.

 

Herşey Beş Yıl Önce Başlamıştı 

 

Ocak Ayı Barometresi

“Ocak Ayı Barometresi”, 1972 yılında Yale Hirsch tarafından ortaya atılmış bir kavram. Barometrenin öngörüsü gayet basit: Hisseler Ocak ayını nasıl bitirirlerse, yılı da benzer şekilde bitirme ihtimalleri yüksek. Yani borsa Ocak ayını kayıpla kapatırsa, yıllık performansın da negatif olması beklenebilir. Aksine Ocak ayında yükseliş yaşanırsa, yıl sonunda da hisselerin yükselmiş olması ihtimal dahilindedir.

S&P 500 Endeksi’nin 1928’den bu yana performansı incelendiğinde, Ocak Barometresi’nin gerçekten geçerli bir gösterge olduğu sonucuna varılıyor. Ocak Ayı artı hanesinde bittiğinde, borsanın yılı da artıda bitirme ihtimali %80; ortalama getiriyse %13. Ocak ayında düşüş yaşanırsa, borsanın yılı artıda bitirme ihtimali %44’e düşüyor, S&P 500’ün ortalama getirisiyse eksi %1,9 oluyor.

Bu yıl, S&P 500 Endeksi Ocak ayını %3 kayıpla kapattı. Eğer Ocak Ayı Barometresi geçerliliğini korursa, 2015 hisseler için iyi bir yıl olmayabilir. Bu da, şimdiden %8 değer kazanmış olan altın için iyi haber anlamına gelebilir

Toplam 24 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...1020...Son »

All material presented herein is believed to be reliable but we cannot attest to its accuracy. Opinions expressed in these reports may change without prior notice. Alper Korkmaz and/or the staffs may or may not have investments in any funds cited above as well as economic interest. Alper Korkmaz can be reached at alper@alperkorkmaz.com

Trading foreign exchange on margin carries a high level of risk, and may not be suitable for all investors. The high degree of leverage can work against you as well as for you. Before deciding to trade foreign exchange you should carefully consider your investment objectives, level of experience, and risk appetite. The possibility exists that you could sustain a loss of some or all of your initial investment and therefore you should not invest money that you cannot afford to lose. You should be aware of all the risks associated with foreign exchange trading, and seek advice from an independent financial advisor if you have any doubts. Please read full risk warning.