Güçlü Türk Lirası için Uzun Vadeli Borçlanma Şart

2008 sonra  Amerika Merkez Bankası  (FED ) önce faizi sıfırlamış, sonra da piyasalardan devlet tahvili ve ipoteklere dayalı tahvilleri alarak yatırımcıları hisse senedi, şirket tahvilleri gibi daha riskli yatırımlara yönelmesini sağlamıştı. Aynı durum bugünlerde Avrupa MB ( ECB) yapmaktadır.

FED’in yıl içinde faiz artırmasını beklemiyorum. Faiz artışı 2016’ın ikinci çeyreğinden sonra gerçekleşmesini bekliyorum. FED’in faiz artırım sinyalini vermesi piyasaların gelecek risklere karşı uyarmaktır. FED her toplantıda faizlerin ‘’ekonomik verilere bağlı olduğunu’’ belirtiyor. Ekonomik durum iyileşmediği sürece faizler artırılmayacaktır.

Dünyanın en büyük ekonomi olan ABD’nin merkez bankası 7 yıl önce tasarruf sahiplerini riskli varlıklara yönlendirmesi Türkiye için alınması gereken en büyük derstir.

 

Türkiye’de,  tasarruflar yatırımlara göre düşük bir orandadır. Tasarruf ile yatırım arasındaki fark cari açıktır. Bu fark diğer ülkelerdeki tasarrufların ülkeye çekilmesi durumunda cari açığı ortaya çıkartacaktır. Döviz ile borçlanarak yatırım yapmaya cari açık finansmanı diyoruz.

Döviz ile borçlanabilecek para birimleri gelişmiş ülkelerin para birimlerinin olması dikkat çekilmesi gereken bir konudur. Herhangi bir ülkenin Türk Lirası cinsinden 30 yıllığına borçlanmaya gittiğini duyamayız. Borçlanma aracının güvenli olması gerekmektedir. Sadece güvenli olması da yetmiyor.  Tasarruf sahibi öncelikli olarak yatırımının erimemesini ister. Daha sonra elde edeceği kar miktarını hesaplar. Elde edeceği kar miktarı tasarruf sahibinin risk algısına göre çeşitli yatırım araçlarında değerlendirilir. Faiz oranları işte bu nedenle önemlidir.

Dolar, Euro, Japon Yeni, İsviçre Frangı ile 10 yıl ve üzeri borçlanmaya gidebiliriz. Türkiye’de bankaların gelir kaynaklarından en büyüğü kur farkından gelmektedir. Kur risklerini zaten yurtdışında hedge ediyorlar.

Kısa süre önce İsviçre Merkez Bankası faiz oranlarını düşürerek sabit kur politikasından vazgeçtiğinde özellik Doğu Avrupa ülkelerinde büyük sorunlar ortaya çıkmıştı. Aynı durum ülkemizde olan binlerce kişiyi de etkiledi.  İsviçre Frangı üzerinden kredi kullananların aylık ödemeleri kısa sürede gelirlerinin üstünde olunca büyük zararlar ortaya çıktı. Aynı durum 2-3 yıl önce Japon Yeninde de olmuştu.

CHF/TRY İsviçre Frangı yıl içinde Türk Lirası karşısında 2 seviyesinden 2,7e yükseldi. Aylık 1000 CHF ödemesi olan kişilerinin ödemeleri aynı gün içinde %35 yükseldi.

Türk Lirası cinsinden uzun vadeli kredi bulmak çok zor. TL üzerinden gelir elde eden şirketlerin bir şekilde kur ile karşı karşıya geldiklerini gözlemliyoruz.  Hem Türk Lirasının uzun vadeli borçlanmak için yetersiz oluşu hem de iç dinamikler ( faiz, politika, ekonomi vb.)  işletmelerinin büyük sorunları arasındadır.

Likidite sorununu çözemeyen işletmeler uzun dönemli ekonomiye katkı sağlayamıyor.

Gelişmiş ekonomiler yeni yatırımlar için borçlanmaya gidiyorlar. Her kişinin ihtiyacı farklı olduğu için borsalar yatırımcıları buluşturan bir noktadır. Fakat her işletmeninde borsalar yolu ile ortak bulması zordur. ABD ve İngiltere’de küçük ölçekli şirketler için borsalar olmuş olsa da ülkemizde bu tür organizasyon zordur. Ülkemizde 100 milyon tl’nin altında halka açık onlarca şirket vardır. Değeri milyar olanların ise kar dağıtım politikası , gelişmiş ülkelere göre yetersizdir. İşte bu nedenle ülkemize gelen fonlar fiyat hareketlerinden kar elde etmeye çalışmaktadır.

Ülkeye giren fonlar kalıcı ve pozitif etki için değil geçici korku anında bir silah olarak kullanılıyor.

 

ABD’de 2008’de gayrimenkul şirketleri sermaye arayışı içinde olurken;  2012 yılından itibaren maden, 2014 haziran ayından beridir enerji şirketleri sermaye arayışı içindedir. Düşen altın ve petrol fiyatları şirketlerin kar marjını etkilediği için yeni yatırımlardan vazgeçme yada mevcut yatırımlarındaki hisseleri satmaya kadar işler ilerlemiştir.

 

Türkiye’de ise sermaye arayışı her sektörde mevcuttur. Kar marjının düşük olması her sektörünün kendine has problemler ile çabalamasından kaynaklanmaktadır.

 

Sermaye korkaktır. En ufak bir tıkırtıda bile korkar. Sermayeye ihtiyacı olanlar ile fon fazlası olanların buluştuğu bir platform Türkiye’yi daha ileri seviyeye taşıyacaktır.

 

Döviz- Emtia Analizi

 

 

Borsa İstanbul 100 endeksi  Salı günü 82000 seviyesinden %2 kayıpla günü kapattı. 80800 seviyesi destek olan endeks de  84700 direnç olarak karşımıza çıkmaktadır. Endeks de şu an geri çekilmeler alım fırsatı olarak değerlendirilebilir.

USD/TRY ( Dolar/Türk Lirası) 2,55’den fiyatlanıyor. 2,525 ilk önemli destek noktasıdır. Bu seviyeye kadar geri çekilme görebiliriz. Uzun vade kur 2,7 seviyesini hedefliyor görüşündeyim.

EUR/TRY ( Euro/Türk Lirası ) 2,788den işlem görüyor. EUR/USD paritesinin kısa süreli 1,11 isteği kuru etkiliyor.  Kurun 2,77- 2,82  arasında fiyatlanmasını bekliyorum.

 

EUR/USD kısa süreli 1,11 isteği var. Fakat bu durum kalıcı görünmüyor. Paritede yıl içinde 1,02 seviyesini göreceğimizi tahmin ediyorum.

GBP/USD 1,48 seviyesinin üzerinde kalıcı hareket yapamıyor.  Sterlinin ilerleyen günlerde 1,48in altında kalıcı fiyatlanma yaparak 1,42e gerilmesini bekliyorum. 1,51 önemli direnç noktasıdır. 1,48’in üzeri 1,42 dinamikler geçerli olduğu sürece satış fırsatı olarak değerlendiriyorum.

Ham Petrol fiyatları 47,4 seviyesinden fiyatlanıyor. 48,4 direnç seviyesini geçerek 54  dolar seviyesine yükselmesini bekliyorum. Haftaya ABD tarafından  açıklanacak veriler petrolü yukarı taşıyabilir.

XAU/USD Altın fiyatları 1193 dolardan fiyatlanıyor. 1220 hedefli alım için fırsat olduğuna inanıyorum.

 

Link

 

Sermaye

Son global krizde ABD’de 1000’in üzerinde banka battı ama hiçbiri toplamda bile bir Lehman Brothers etkisi yapmadı.

 

 

Bütün dünya etkilendi. Küçük- büyük her kişi her işletme bu krizden nasibini aldı. Dünyada 3 trilyon dolarlık üretim kaybı oldu, ABD ve AB’de 13 milyon kişi işini kaybetti,

ABD’de hisse senetlerinin piyasa değeri 11 trilyon $ geriledi, bankalar 2 trilyon $ zarar açıkladı.  Citigroup’un piyasa değeri 273 milyar dolar’dan 6 milyar dolar’a kadar indi bugün 160 milyar dolar değerindedir. Gelişmiş  ekonomilerinin kamu borcu %83’ünden %120’sine çıktı.

 

Bir işletmenin  kırılganlığın tüm sektörü etkilememesine dikkat edilmeli. Bunun bir yolu

kaldıraç ya da borçluluk düzeylerinin aşırıya kaçmasına izin verilmemesi.

Çünkü borcunu ödeyemeyen borcu nispetinde alacaklılarına zarar veriyor.

 

Türkiye’de bankalar 1 TL kredi batırınca kredilerini 8 TL azaltmak zorunda iken Avrupa’da 1 Euro’luk batık kredileri 30 Euro azaltıyor.

 

ABD kaldıraç faktörünün önüne önce vadeli işlemler piyasası ile geçti. Daha sonra tüm finansal sektörde kaldıraç oranları makul seviyeye çekildi.

 

Gelişmiş ekonomiler yeni yatırımlar için borçlanmaya gidiyorlar. Her kişinin ihtiyacı farklı olduğu için borsalar yatırımcıları buluşturan bir noktadır. Fakat her işletmeninde borsalar yolu ile ortak bulması zordur. ABD ve İngiltere’de küçük ölçekli şirketler için borsalar olmuş olsa da ülkemizde bu tür organizasyon zordur. Ülkemizde 100 milyon tl’nin altında halka açık onlarca şirket vardır. Değeri milyar olanların ise kar dağıtım politikası , gelişmiş ülkelere göre yetersizdir. İşte bu nedenle ülkemize gelen fonlar fiyat hareketlerinden kar elde etmeye çalışmaktadır.

Ülkeye giren fonlar kalıcı ve pozitif etki için değil geçici korku anında bir silah olarak kullanılıyor.

 

ABD’de 2008’de gayrimenkul şirketleri sermaye arayışı içinde olurken;  2012 yılından itibaren maden, 2014 haziran ayından beridir enerji şirketleri sermaye arayışı içindedir. Düşen altın ve petrol fiyatları şirketlerin kar marjını etkilediği için yeni yatırımlardan vazgeçme yada mevcut yatırımlarındaki hisseleri satmaya kadar işler ilerlemiştir.

 

Türkiye’de ise sermaye arayışı her sektörde mevcuttur. Kar marjının düşük olması her sektörünün kendine has problemler ile çabalamasından kaynaklanmaktadır.

 

Sermaye korkaktır. En ufak bir tıkırtıda bile korkar. Sermayeye ihtiyacı olanlar ile fon fazlası olanların buluştuğu bir platform Türkiye’yi daha ileri seviyeye taşıyacaktır.

 

 

Link

S.Arabistan ve Petrol

 

 

Suudi Arabistan’ın en büyük gelir kaynağı petrol üretiminden elde edilmektedir. S.Arabistan için petrol ; 2014’in ikinci yarısından itibaren Rusya’nın izlediği politikalar sonucu gelen yaptırımlar ile  , Suudi Arabistan için bir zenginlik aracı olmaktan çıkıp büyük sorunların kaynağı olmuştur. Suudi Arabistan’ın devlet gelirinin 2015 yılında 190 milyar dolar olarak gerçekleşmesi beklenirken, harcamaların 229 milyar dolar civarında olacağı tahmin edilmektedir. Yani Suudi Arap bütçesindeki açığın 2015 yılı için yaklaşık 35 milyar dolar civarında olması beklenmektedir.

 

Petrol fiyatları neye göre belirleniyor

Enerji Şirketleri yeni dengeler pesinde

Enerji Şirketleri yeni dengeler kuruyor ya Türkiye

Kısa süre önce vefat eden Kral Abdulaziz’in 9,6 milyon varil üretim sözü ülke ekonomisi için büyük zarar  teşkil etmektedir. Ayrıca Suriye ve Yemen’de devam  eden siyasi kriz Kral Salman’ın sorunları arasındadır.

Petrol fiyatları , uzun bir süre daha düşmeye veya yatay kalmaya devam ettiği takdirde, Suudi ekonomisi önemli buhranlarla karşılaşabilecektir.

İran’ın nükleer sorunu,  Suriye’de devam eden iç karışıklık, Yemen’de İran’ın siyasi gücü S. Arabistan için sorun teşkil etmektedir. ABD’nin müttefiği olan Arabistan , İsrail ile irtibata geçmesi beklenilmektedir.

 

 

 

 

ABD’nin kaya gazı petrol üretimi,  fiyatların düşmesi ile  yavaşlama sinyali veriyor.

 

EIA, ABD kaya gazı petrolü üretiminin Nisan ayında 4 yıldan uzun bir sürenin en yavaş artışını kaydetmesinin beklendiğini açıkladı. Hizmet veren sondaj makinelerinin sayısı Aralık ayından bu yana yüzde 41 düşürüldü.

Petrol fiyatları Haziran ayından bu güne kadar  yüzde 50’den fazla geriledi. Şirketlerin 27 Şubat itibarıyla ABD stoklarında 444.4 milyon varil petrol stoku bulunuyor. Stoklar 1982’den bu yana en yüksek seviyededir.

 

ABD Emtia Vadeli İşlemleri Komisyonu’nun verilerine göre spekülatörler, Batı Teksas  ham petrol (WTI) için net uzun pozisyonlarını 3 Mart itibarıyla haftada yüzde 19 düşürdüler. Petrolde düşüş beklentisi ile açılan satış pozisyonları üst üste ikinci haftada da rekor seviyeye yükseldi.

 

wti

 

 

 

 

 

 

 

Petrol üreticileri, üretimi düşürmek için harcamaları azaltırken, sondaj makinelerini askıya alıyorlar. ABD hükümeti petrol üretimini bu yıl kırk yılın en yüksek seviyesine ulaşacağı tahmininde bulunuyor. Şirketlerin üretimi düşürmek için aldıkları önlemlerin şimdiye kadar az bir etkisi oldu. ABD petrol stoklar 27 Şubat’ta sona eren haftada 10.3 milyon varil genişleyerek 2001’den bu yana en artışı gösterdi.

 

 

Amerikalı enerji şirketlerinin, ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması bulunmayan ülkelere doğalgaz ihraç etmek için ABD Enerji Bakanlığı’ndan onay alma zorunluluğu bulunuyor. Ülkede gelecek yıl yapılacak başkanlık seçimleri sonrasında Cumhuriyetçi partinin bu onay sürecini hızlandırmak ve ABD’nin dünya doğalgaz piyasasında daha aktif yer alması sağlamak için çalışmalar yapması bekleniyor.

 

İlerleyen günlerde petrol düşmeye devam edebilir. Ham petrol ( WTI ) 30, Brent tipi petrol 35 dolar seviyesine inebilir.

 

wti1

 

Crude Oil ( WTI)

 

Long Term

Resistance :  $58

Support:   $41

Target : $30

 

WTİ30

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

brent2

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Brent

Long Term

Resistance : $66

Support: $49

Target : $35

 

 

brent35

 

İran Üzerinde Baskı

İran ve para transferi konusunda İngiliz medyası baskıya başladı.  Söz konusu haberler İran para trafiğini kontrol etmek için baskı oluşacağının bir göstergesidir.

Haberler

——-

 

İran ile nihai bir anlaşma için koyulan son tarih olan 30 Haziran’a kadar sonuç alınıp alınamayacağı konusuna da değinen Obama, “Anlaşmanın olup olmayacağını İran’ın sıkı denetimleri kabul edip etmeyeceği belirleyecek” dedi.

Obama sözlerine şöyle devam etti:

“Eğer denetimi kabul ederlerse, İran’ın nükleer programı üzerindeki en etkin kontrol mekanizması kurulmuş olacak. Olası bir askeri müdahaleden, İsrail’in askeri müdahale ihtimallerinden ve hatta yaptırımlardan daha etkin bir mekanizma.”

 

———-

 

 

 

Independent gazetesinde ise İngiltere’nin 2008 krizinin ardından toparlanan emlak piyasasının karanlık bir yüzü olduğu vurgulanıyor ve sektörün kara para aklamak isteyenler tarafından sıkça kullanıldığını belirtiyor.

Dünyanın dört bir yanında haksız kazanç elde etmiş birçok insanın Londra emlak piyasasına milyarlarca pound getirdiği vurgulanıyor.

Çok sayıda konut satışının paravan şirketler aracılığıyla yapıldığı da ifade edilen haberde, gerçek sahibinin kim olduğu bilinmeyen konut sayısının sadece Londra’da 36 binin üzerinede olduğu da vurgulanıyor.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün yürüttüğü çalışmaya dayanan haber şöyle devam ediyor:

“Kara para aklamak isteyenlerin Londra emlak piyasasına yönelmesi, konut fiyatlarındaki hızlı yükselişi de körüklüyor.”

——-

 

 

 

İsrail sürekli olarak tehditlere maruz kalan bir ülke.  İsrail’i ortadan kaldırmaya kararlı olanlar var. O nedenle İsrail halkının İran ile üzerinde uzlaşılacak nükleer program anlaşmasından kesin ve net güvenceler istemesini anlayışla karşılamak gerekiyor. (Daily Telegraph)

Petrol İşlemleri Şubat Ayında Zirve Yaptı

CME şubat  ayı içinde ham petrol işlem hacminin günlük 15,8 milyon kontrata ulaştığını ve Şubat ayında kaydedilen en yüksek değer olduğunu duyurdu. Aylık toplam hacmin 300 milyon kontrat civarlarında olduğunu  belirten CME uzmanları, bir önceki aya göre %11,4 artış olduğunu belirtiyor.

Enerji piyasasındaki hareketliliğin işlemlere yansıdığını ifade eden CME uzmanları, Şubat 2014’e göre göre ise işlem yoğunluğunda %32’lik bir yükselme olduğunu belirtmekte.

CME, en yoğun işlemlerin Batı Teksas tipi (WTI) ham petrol, Brent tipi ham petrol ve fuel oil vadelilerinde görüldüğünü dile getirdi. Buna karşılık, Şubat ayı içerisinde görülen kıymetli metal işlemleri, geçtiğimiz aya göre daha az oldu. Günlük ortalama 329.000 adet sözleşmenin el değiştirmesiyle Ocak ayına göre %6’lık bir düşüş oluşmuş oldu.

Petrol fiyatları neye göre belirleniyor

-Faizler Neden Düşüyor?

-Dolar Faizleri Yükselirse Ne Olur?

-Dolar ve Sarı Metal İlişkisi

-Petrol Fiyatları

-Petrol fiyatları neye göre belirleniyor?

-Petrol’de Manipülasyon Mümkün mü?

-Dolar Faizleri Yükselirse Petrol Fiyatları Ne olur?

 

 

2015 başından beridir 21 ülkenin Merkez Bankaları faizleri düşürdü. Bu ülkeler Çin, Özbekistan, Romanya, İsviçre, Hindistan, Mısır, Peru, Türkiye, Kanada, Avrupa Merkez Bankası, Pakistan, Singapur, Arnavutluk, Rusya, Avustralya, Çin, Danimarka, İsveç, Endonezya, Botsvana ve İsrail’dir.

Aksine ABD merkez Bankası FED faizleri yükseltmek istiyor. Dolaysıyla yatırımcılar ABD Doları alıp diğer para birimlerini satıyorlar.

Türkiye’de 2015 başında Dolar/ Türk Lirası 2,32 seviyesinde iken bugün 2,54 seviyesinden alıcı buluyor. Tahminlerime göre kısa sürede 2,75 hatta 3ü bile görebiliriz.

2014 Başında dolar/TL 2,15 seviyesinde idi.

Özet bir hesap yapalım. 2014 Başında 1dolar maliyetli 1 milyon adet ürünü aralık 2014’de ödemek üzere  satın bir kuruluş mallarını %25 kar ile satmaya başladığını varsayalım.

Her ürünü 1,25 dolara satacak. Fakat Türkiye’de TL üzerinden satması gerekmektedir. Ürünün satış fiyatı 1,25*2,15 (ocak 2014 dolar/tl kuru) = 2,69 tldir.

Bütün mallarını aralık 2014 başında satan kuruluşun eline TL olarak 2 milyon 690 bin tl geçmiştir. Ödeme yapacağı miktar 1 milyon dolar olup aralık 2014 sonunda 2 milyon 320 bin tl ‘dir. Yani işletme net 370 bin tl kar elde etmiştir. Fakat dolar kuru aralık 2014 sonunda 2,32 değilde 2,1 olmuş olsa idi 580 bin tl kar elde etmiş olacaktı.

Burayı bir kere daha özetleyelim. Dolar kurunun yükselmesi işletmeleri büyük zarar elde etmesine sebep veriyor. Dolar an itibarı ile 2,54 seviyesindedir. Aynı işletme aynı ürünü aynı fiyattan satması durumunda büyük zarar elde etmek için adım atmış olacaktır. Hali ile işletme ürün fiyatlarını yükseltmek yada ürün satışı için giderleri azaltmak durumundadır. Bu durumdan birincisi olan fiyatları yükseltir ise enflasyon yükselecek ikinci durumu seçerse işsizlik artacaktır.

Dolar kurunun yükselmesi başlı başına bir sorun değil etkileri milyon ihtimal olan bir büyük sorundur.

Tüm bu gelişmelerin ışığında değer kaybeden petrol fiyatları, Avrupa’da Yunanistan ve kamu maliyesi krizi ve Çin’in büyüm rakamları ilerleyen sürede krizin boyutunu derinleştirecektir.

Bu gelişmeler sonucunda ilk darbe alacak sektör ‘’Sigorta ve aracı finans kuruluşları’’ olacaktır.

2008 krizinde Lehman Brothers, Fannie Mae, Freddie Mac , dev sigorta şirketi AIG, ve yüze yakın küçük yerel bankalar… Bunların en büyükleri arasında  Bear Stearns’e 2008’de 1 milyar dolara JP Morgan’a satıldı. Bankanın değeri 2008 başında 32 milyar dolar idi. Merrill Lynch , ABD borsasının %20’ini elinde bulunduruyor. 2008de Bank Of America tarafından 50 milyar dolara satın alındı.

Şu anda  ABD’li Citigrup 100 milyar dolar, AlmanDeutsche Bank 55 milyar Euro ( 60 milyar dolar) ,İngiliz  RBS 25 milyar sterlin ( 38 milyar dolar) sermayeye ihtiyaç duyuyorlar.

Faizler Neden Düşüyor?

Merkez Bankaları faizleri 2 sebep ile düşürüyor. Siyasi veya ekonomik riskleri önlemek için.

Siyasi nedenlerle düşürülen faizler misli ile ekonomiye büyük zarar vermektedir. Bu bizim konumuz değildir. Türkiye’de alınan faiz indirim kararı siyasidir. Bunun geri dönüşü yukarda açıklamaya çalıştığım şekilde olması yüksektir.

Ekonomik riskler her ülkeye göre değişebilir. Enflasyon, yatırım çekmek , yatırımları korumak, ekonomik teşvik vb. şeklinde olabilir.

Bizim ilgilenmemiz gereken nokta FED’in ( ABD Merkez Bankası) faiz artırım sürecine girmiş olmasıdır. Bugün ABD 2 yıllık faizleri 0,67, 10 yıllık faizleri 2 seviyesindedir. Yani ABD 10 yıllık borçlanmaya çalıştığında %2 , 2 yıldan kısa vadeli borçlanmada 0,67 faizleri uyguluyor. Bu noktayı biraz daha açar isek ABD ekonomisine para girişleri ilerleyen sürede artacaktır.

ABD doları son 2 yılda tüm para birimleri karşısında değer kazanmıştır. Değer kazanmaya da devam edecektir.

Sermaye piyasasında olan yatırımcılar düşük riski tercih etmeye başladıklarında faizleri düşük olsa bile güvenli ülkelere yatırım yapmak isteyecektir. ABD yatırım yapılacak ülkelerin başında gelmektedir. Avrupa ve İngiltere ekonomileri de yatırım güveni yüksek olmalarına rağmen  faizleri şu günlerde dolar faizlerinden düşüktür. Bu nedenle yatırımcılar Euro satıp Dolar almaktadır.

Avrupa’da yıl içinde faizleri düşürdü. Bu düşürmenin ana sebebi Avrupa içinde yer alan işletmelerin nakit sorunlarını çözüme kavuşturmak içindir.

Dolar Faizleri Yükselirse Ne Olur?

ABD dolarının değerinin yükselmesinin altında faizlerin yükseliş ihtimali vardır. Euro, dolar karşısında son 1 yılda %18 değer kaybetmiştir. İngiliz Sterlini  ise %8 değer kaybetmiştir.

Türk Lirası %13 , Brezilya Reali %24, Rus Rublesi %70, Çin Yuanı %2 oranında ABD doları karşısında değer kaybetmiştir.

Bu değer kayıpları ilerleyen sürede artış gösterebilir.

Dolar ve Sarı Metal İlişkisi

ABD dolarının değer kazanması , altın fiyatlarında dalgalanmaya neden olmuştur.  Altın fiyatları son 12 ayda %11 yani 146 dolar değer kaybetmiştir.  Euro karşısında ise %10 yani 92 euro değer kazanmıştır.

ABD Merkez Bankası ( FED) faizleri artırdığında altın fiyatları kısa süreli değer kaybetmesi beklenilmektedir. Daha düşük fiyatlar üretici firmaları tehdit ettiği için arz-talep sorunu ortaya çıkacak fiyatlar kısa sürede yaşadığı kaybı telafi edecektir.

Petrol Fiyatları

Petrol fiyatları son 1,5 yıldır değer kaybediyor. Petrolde kazanç oranının yüksek olması nedeniyle siyasi dengelere göre değerlendiğini belirtelim.

Öncelikle şunu iyi bilmeliyiz. Petrol fiyatları neye göre belirleniyor?

 

Atlantik havzasında üretim yapan petrol şirketlerinin Brent gösterge fiyatına baz oluşturacak satış fiyatı bilgileri, petrol fiyatlama işlemlerini yapan emtia ve mali piyasa bilgi sağlayıcısı Platt şirketine aktarılıyor ve Platt bu bilgilerden referans fiyatı hesaplayarak ilgili borsalara iletiyor. Platt ayrıca Brent kontratlarının ‘saklayıcı’ kuruluşu olma görevini yerine getiriyor. Petrol ticaretiyle uğraşan Avrupa’da Oil Trading, ABD’de Prime International Trading şirketleri, yıl içerisinde çeşitli zamanlarda göstergelerin piyasada gözlemlenen gerçek işlemlerden saptığı şüphesiyle ABD ve Avrupa’daki düzenleyici kurumlara şikâyetlerde bulundular. Şikâyetler sonucunda, Royal Dutch Shell, BP ve Norveçli Statoil şirketleri hakkında, Brent petrol fiyatlarının manipüle edilmesi yönünde birlikte hareket ederek yanlış bilgi sağladıkları iddiasıyla soruşturma açıldı. ( basından)

 

Petrol’de Manipülasyon Mümkün mü?

Petrol fiyatlarında kısa süreli manipülasyon mümkündür.   Uzun dönemli fiyatları manipüle etmek yüksek sermaye ile mümkündür. Geçtiğimiz yıl içinde S.Arabistan ABD kaya gazına karşın petrol’de fiyatları düşürmek istedi. ABD Ham petrolü için 92 dolar Brent tipi petrol 105 dolardan operasyon başladı. ABD’de kaya gazı çıkartım maliyetleri 35 dolardan – 80 dolara kadar yükselebiliyor. Yüksek maliyetler ABD kaya gazının çıkartım oranını düşürecek bu şekilde petrolden gelir elde eden S.Arabistan gibi ülkeler bu tehditi ortadan kaldıracaklardı. Kısa süreli operasyon için İsviçre hesapları kullanıldı.

 

ABD ham petrolü için 72 dolar Brent petrol için 74 dolar hedefleniyordu. Fakar Rusya’ya ambargonun ağırlaştırılmış olması bu operasyon yapanların işine engel oldu. Fiyatlar kısa sürede ABD ham petrolü 72 dolardan 42 dolara , Brent Petrol 74 dolardan 45 dolara kadar düştü.

Uzun dönemli fiyat hareketleri dünya ekonomisi için büyük sorunlar ortaya çıkardı. Rusya, Norveç, Venezüella başta olmak üzere birçok petrol satan ülke  büyük zarar elde ettiler. BP ,Chevron gibi dev enerji şirketleri yatırımlardan vazgeçti yada yatırım yaptığı alanları yok pahasına sattı.

 

Petrol fiyatlarının %45 oranında değer kaybetmesi İran’a büyük zarar vermiştir. Brent petrol 105 dolar seviyesinde iken cari açık fazlası veren ülke bugünlerde hem düşük fiyatlar hemde rakiplerinin fiyat indirimleri ile karşı karşıyadır. İran ambargo nedeniyle üretimi artıramıyor. Artırmış olsa bile alıcı olan Çin-G.Kore-Hindistan-Japonya’nın ekonomik sorunları ile sadece stok yapmış olacaktır.

 

Dolar Faizleri Yükselirse Petrol Fiyatları Ne olur?

 

ABD faizleri yükseltir ise diğer ülkelerden sermaye çıkışları hızlanacaktır. Bu çıkışlar ile her ülke kendi içinde sermaye arayışına girip faizleri yeniden yükseltmek için ekonomik teşvik vermeye başlayabilir. Yada başka yöntemler ile likidite sorununu çözecektir. Fakat Avrupa’da devam eden finansal kriz ve Çin’de alarm veren daha küçük ekonomi modeli sermayenin maliyetini yükseltecektir.  Bu nedenle ekonomiler küçülülecektir. ABD faizleri artırmadan önce petrol fiyatları Ham petrol 70 dolar, Brent petrol 75 dolar seviyesine yükselirse ekonomik krizin şiddetine göre fiyatlar dar bir alanda dalgalanmaya başlayacaktır. Daha az Petrol ihtiyacı olan ülkeler ile dolar ihtiyacı olan petrol üreten ülkeler arasındaki risk oranı bu fiyatları belirleyecektir.

 

Bu süre içinde ABD’nin dev enerji şirketleri kaya gazından fazla gelir elde etmek için fiyatları yükseltmek isteyecektir. ABD’nin faizleri artırması ile sermaye ihtiyacı azalacaktır. Fakat ABD bu hafta içi açıklanacak işsizlik ve diğer verileri görmeden riske girmeyecektir. Benim tahminime göre ABD 2016 haziran öncesi faizleri artırmayacaktır. Fakat ABD verileri bir süre daha faizler yükselmesi gerekiyor yönünde açıklanacaktır.

 

 

Toplam 26 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...1020...Son »

All material presented herein is believed to be reliable but we cannot attest to its accuracy. Opinions expressed in these reports may change without prior notice. Alper Korkmaz and/or the staffs may or may not have investments in any funds cited above as well as economic interest. Alper Korkmaz can be reached at alper@alperkorkmaz.com

Trading foreign exchange on margin carries a high level of risk, and may not be suitable for all investors. The high degree of leverage can work against you as well as for you. Before deciding to trade foreign exchange you should carefully consider your investment objectives, level of experience, and risk appetite. The possibility exists that you could sustain a loss of some or all of your initial investment and therefore you should not invest money that you cannot afford to lose. You should be aware of all the risks associated with foreign exchange trading, and seek advice from an independent financial advisor if you have any doubts. Please read full risk warning.